Kalbimiz yine çarpıyor, hep çarpacak!

Kalbimiz yine çarpıyor, hep çarpacak!

Mustafa Suphi ve yoldaşları doğdukları ve uğruna ölümü göze aldıkları yurtlarını sevdiler. 

Emperyalist işgale boyun eğmeyen, saltanatın korku ve yalanlarına kanmayan Anadolu halkına inandılar.

Ve eşitliği en çok kendi ülkelerine yakıştırdılar.

Türkiye Komünist Partisi bu sevgi, inanç ve umuda doğdu.

Mustafa Suphi ve arkadaşlarının yurt sevgisi ve halka olan inancı karşılıksız kalmadı. 

Nice işçi, aydın ve genç bu sevgi ve inancın parçası, Türkiye Komünist Partisi’nin mücadeleci üyeleri oldular. 

Kimi zaman düştü, örselendi, kanadı, ama devam etti yoluna TKP, düzenin kıyısına ilişmeye çalışmadı, muhalefetin ucuz oyunlarında figüranlık yapmadı, gericilikle asla uzlaşmadı.

Bugün TKP’nin varlığı ve sürekliliği, iktidar ve muhalefeti ile başka bir düzenin mümkün olmadığını ilan eden sermaye ve gericiliğin oyununu bozmaya devam ediyor. Bu yüzdendir, "umut var" diyenleri boğmaya, yetmeyince “şimdi sırası değil” diyerek yanıltmaya çalışmaları.

Suphilerin bu ülke topraklarına çaldığı maya tuttu. Yıllardır söküp atamadılar insanların aklından eşitlik ve özgürlük mücadelesini. Bir asır sonra onca karanlığa rağmen memleketin fabrikalarında, sokaklarında, okullarında eşitlik ve özgürlük için sıkılıyorsa yumruklar hâlâ, bilelim ki Mustafa Suphiler haklıydılar ve başardılar.

Tam 100 yıl geçti TKP kurucularının katledilmelerinin ardından. Yoldaşları Türkiye'nin geleceğini bu karanlık düzenden kurtarmak için söz verdiler.

Söz verdik…

Kalbimiz yine çarpıyor, hep çarpacak!

Türkiye’ye sosyalizm çok yakışacak. 

Türkiye Komünist Partisi