Kadın cinayetleri her geçen gün artarken, kadına ve çocuğa yönelik şiddet her gün katlanarak büyürken, 11. Yargı Paketi ile şiddet failleri açıkça ödüllendirildi.
Bir af yasası olmadığı iddia edilen 11. Yargı Paketi, genişletilmiş infaz düzenlemeleriyle sonuçları itibarıyla bir af yasasıdır.
11. Yargı Paketi ile iktidar korumadığı kadınların ve çocukların karşısında, faillerin safında yer aldı. Bu düzenleme, suçları ve dosya sayılarını azaltmak bir yana, şiddeti meşrulaştıracak, failleri cesaretlendirecek ve cezasızlık yaratacak bir düzenlemedir.
Kadına ve çocuğa yönelik cinayet ve tecavüz suçlarını da kapsamına alan Yasa’dan bu kısımlar kamuoyu tepkisi ve kadınların mücadelesi ile çıkarılmış olsa da ısrarlı takip, eziyet, reşit olmayanla cinsel ilişki ve hatta intihara yönlendirme gibi suçlar bu paket kapsamında kalmış ve suçluları adeta ödüllendirecek düzenlemeye gidilmiştir. Failler bilinçli bir cezasızlık politikası sayesinde toplumun içine geri salınmaya başlanmıştır.
2025 yılında 6 kadın cezaevinden firar eden ya da izinli çıkan kişiler tarafından öldürüldü. İktidar suçlular cezaevindeyken dahi kadınları korumamışken bir de suçluları affetmektedir. Kadın cinayeti faillerinin büyük oranda öncenin şiddet failleri olduğu basına yansıyan haberlerde açıkça görülmektedir. Şiddet faillerinin affı yeni cinayetlere açık şekilde zemin hazırlamaktadır. Bugün atılan her adım, yarının cinayetlerinin, istismarlarının ve saldırılarının taşlarını döşemektedir.
Bu suçlara zemin hazırlayanlar da suçun ortağıdır. Kadınları sistematik biçimde korumayan İçişleri Bakanlığı; cezasızlığı norm haline getiren Adalet Bakanlığı; kadınlara sığınacak yer bırakmayan Aile Bakanlığı, MESEM’ler ve manevi danışmanlık uygulamalarıyla çocuklara yönelik şiddeti ve istismarı artıran Milli Eğitim Bakanlığı, üretilen içeriklerle çürümeyi besleyen, kadın cinayetlerini cesaretlendirmenin ötesine geçip öldürme yöntemleri üretilmesine ses çıkarmayan RTÜK bu suç düzeninin ortakları, suçların üstü örtülü failleridir.
Dün İstanbul Sözleşmesi’ne saldıran, bugün 6284 sayılı Kanun’u etkisizleştiren iktidar bugün yine kadınların yaşam hakkına doğrudan saldırmaktadır. Hatta bununla da yetinilmemekte; nafaka hakkını ve 6284’ü yakın gelecekte tartışmaya açacağını alenen ilan etmektedir. Ceza Kanunu, İnfaz Kanunu, “genel ahlak” söylemleri ve manevi danışmanlık adı altında kadınlara yöneltilen her saldırı, bu politikanın sürekliliğini göstermektedir.
Açıkça ilan ediyoruz:
Bu yasa ile birlikte meydana gelecek her kadın cinayetinin, her cinsel saldırının, her çocuk istismarının, her tacizin ve her şiddet olayının faili iktidarınızdır.
#suçlusunuz

