Bu yıl Ekim Devrimi’nin yıldönümünü, hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir karanlığın içinde, “büyük insanlığın” bir kez daha ayağa kalkacağının ilk işaretleriyle karşılıyoruz.
Dünyanın doğusundan batısına halklar, kendilerine dayatılan yoksulluğa ve belirsizliğe, sömürüye ve siyasi baskılara karşı şimdiden harekete geçti. Avrupa’da, Asya’da ve Amerika kıtasında farklı toplumsal kökenlerden milyonlarca genç ve emekçi kol kola giriyor, hakları için sokaklara çıkıyor, kapitalizmin karanlığına karşı direniyor. Biriken öfke kimi zaman seçim sandıklarında, kimi zaman yolsuzluğa batmış siyasetçilere karşı yükselen protestolarda kendini gösteriyor.
Kuşkusuz halkların bu öfkesi ve direnişi, egemen sınıfların tuzaklarıyla karşılaşacak, nice badirelerden geçecek ve ciddi sınavlar verecek. En önemlisi, her ülkede kendi siyasi öncülerini ve programlarını bulması, bunların etrafında örgütlenmesi gerekecek. Hayır, henüz kapitalizmi tarihin çöp sepetine gönderme anında değiliz. Ancak tarihin sıçramalarla ilerlediğini biliyoruz. Bu bilgi bize insanlığın her an büyük gelişmelerin eşiğine gelebileceğini söylüyor.
Birinci Dünya Savaşı’nın karanlık yılları da insanlık için daha kolay değildi. Ancak o karanlığın içinde yeni bir devrimci dönem mayalanıyordu. Kapitalizm o gün de sömürünün, sefaletin ve barut kokusunun ortasında kendi kuyusunu kazıyor, toplumların kaderlerine razı gelmeyip başlarını kaldıracakları anın koşullarını hazırlıyordu.
Bugün de benzer bir süreçten geçtiğimizi artık herkes hissediyor.
Boğazına kadar yolsuzluğa batmış, halkın küçük birikimlerinin üzerine utanmazca yatmaya kalkışmış siyasetçiler; sömürdükleri insanlara her türlü hakareti ve zulmü reva görmüş, arkalarından tek damla gözyaşı dökülmeyen patronlar bu düzenin istisnaları değildir. Kapitalizm çürümenin ve çürütmenin son aşamasını yaşıyor. Önümüzde, bu gerçeğin milyonlarca insan tarafından kavranacağı bir dönem açılıyor.
Savaşın, açlığın ve onulmaz yaraların ortasında, halkların şölenini bir kez daha kutlayacağımız günler yaklaşmaktadır. Yeni dönemin hızlanan sınıf mücadelelerinin önümüze koyduğu görevleri, Ekim Devrimi’nin eşsiz deneyimini arkamıza alarak, büyük bir heyecan ve soğukkanlılıkla üstlenmeye hazırız.
Ekim Devrimi’nin yaratıcılarına, insanlığın önüne bir daha aşağısına düşülmeyecek yeni bir eşik koyan devrimcilere selam olsun!
TKP Merkez Komite