Tam üç yıl geçti üzerinden…
Hiçbir güvenilirliği olmayan resmi rakamlara göre dahi 6 Şubat depremlerinde tam 53 bin 537 yurttaşımızı kaybettik; 107 binin üzerinde insan yaralandı.
Ve göz göre göre oldu bu.
Hazırlanan o kadar çok ve kapsamlı bilimsel rapor vardı ki; yaşadığımız yıkım, kayıplar ve kriz, her şey öngörülmüştü.
Yapılması gereken tek şey, halkımızın sağlıklı barınma ve yaşam hakkı için akılcı bir planlamayla derhal harekete geçmekti.
Ancak tüm kaynakları patronlara ayırmayı görev bilen bu düzen; halkımızı depremden önce, deprem günü ve deprem sonrasında tüm acımasızlığıyla ölüme terk etti, enkazın altında bıraktı.
Hükümetin, yerel yönetimlerin, patronların ellerinde halkımızın kanı ve vebali var.
Binlerce yurttaşın ölümünden birinci dereceden sorumlu olanlar, bırakın hesap vermeyi, yüzleri dahi kızarmadan hayatlarına devam ettiler.
Bölgede depremin vurduğu 11 ilde yaşayan 2 milyonu aşkın kişi bulunduğu yerden göç etmek zorunda kaldı. Hala memleketine dönemeyen aileler var. Aradan üç yıl geçmiş olmasına rağmen bu illerde hala konteynır kentlerde yaşam mücadelesi veren yurttaşlarımız var.
İktidar partisi, daha geçtiğimiz ay çıkarma yapıp utanmadan film seti muamelesi yaptı Hatay’a. Kenti süsleyip ışıklandıranlar, protokol yollarını Cumhurbaşkanı gelecek diye ışıl ışıl hale getirenler; bir gün sonra kenti, tıpkı üç yıldır olduğu gibi yeniden karanlığa, çamura ve pisliğe teslim ettiler.
Peki, ya deprem döneminde kentin yerel yönetimine sahip olan ana muhalefet partisi? Hiç yüzleri kızarmadan, can kayıplarında en az iktidar kadar sorumluluğu olan ismi yeniden belediye başkan adayı olarak karşımıza çıkaranlar?
Onlar da şimdi bunlar hiç yaşanmamış, halkla alay etmemişler gibi hayatlarına devam ediyorlar.
Ya halkımızın ölümünün en büyük sorumlusu olan, fay hatlarından dahi daha tehlikeli bu düzenin temsilcileri, patronlar?
Deprem öncesi halkımızı ölüme mahkûm eden binalar onların eseriyken, depremden sonra pişkince televizyon ekranlarına çıkıp “şu kadar milyon lira bağış yapıyorum” diyerek vicdan rahatlattılar. Sonrasında o parayı dahi ödemeyip hayatlarına devam ettiler, hiçbir şey olmamış gibi.
Şimdi aradan üç yıl geçti ve açık ki her şey unutuldu zannediyorlar.
Ancak yanılıyorlar.
Halkımızın katillerini ne unutacağız ne de affedeceğiz!
Bu düzenin temsilcisi olan herkesten tek tek hesap soracağız!
