Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Her sene olduğu gibi bu sene de düzen partileri engelli yurttaşlarımızı 1 günlüğüne akıllarına getirip vicdan gösterisi yapacaklar. Ama hiçbiri nüfusun %10’a yaklaşan kesiminin neden engelli olduğunu asla sorgulamayacak. Çünkü bu tabloyu yaratan asıl nedenin eşitsizlikleri üreten çürümüş sermaye düzeni olduğu gerçeğini görmezden gelecekler.
Bu düzen milyonlara engel teşkil ediyor. Her geçen gün başka yurttaşlarımızı engelli hâle getiriyor.
Denetimsiz işyerlerinde önlem alınmayan iş kazaları, erişilmesi imkansız hale gelen nitelikli sağlık hizmeti, yoksulluğun yarattığı hastalıklar, çocukların sağlıklı gelişimini engelleyen koşullar, rant uğruna çöken kentler ve enkaz altında kalan hayatlar…
Bu tabloda vitrin siyasetçileri tarafından atılan şefkat nutuklarının ne kadar boş birer aldatmacadan ibaret olduğu çok net anlaşılıyor.
“Her insan bir engelli adayıdır” sözünü tekrarlayanlar, belki farkında bile olmadan iş cinayetlerini “kader” diye aklayan iktidarın söylemini yeniden üretiyorlar. Çaresizlik normalleştiriliyor, sağlıklı kalmak bir tesadüf şeklinde sunuluyor. Oysa sorun insanı yok sayan sömürü düzeninin ta kendisinde.
Engellilik bütünüyle sınıfsal bir meseledir. Çünkü engelliliğe yol açan ve engelleri pekiştiren bütün koşullar sınıfsal eşitsizliklerden beslenir.
Yoksulluğun ortadan kalktığı, sağlığın, eğitimin ve rehabilitasyonun parasız ve eşit sunulduğu, herkesin güvenli konutlarda yaşadığı bir düzen engellerin hem nedenlerini hem de sonuçlarını ortadan kaldıracaktır.
İşte bu düzenin adıdır Sosyalizm.
Bu karanlığı engelli–engelsiz tüm yurttaşlarla birlikte dağıtacağız.
Eşit ve insanca bir ülke için birlikte mücadele edeceğiz!
