Siyaset boşluk kaldırmaz
Siyasetin boşluğa izin vermeyeceği, özlü ve bir o kadar da anlamsız bir sözdür. Kesinlikle doğrudur ama siyaset zaten sıfırlanamayacağı için, malumun ilanıdır, gereksizdir. Boşluk olmaz, birileri kapatır ya da kapatır gibi yapar!
AKP’ye dönük kapatma davası ve yargıdan hükümete karşı yükselen sesi planlı programlı bir hareket gibi algılayıp, devletin içinde ne yaptığını bilen birilerinin olduğunu düşünmek pek de gerçekçi değildir.
Evet, bir mücadele sürmektedir ancak bu mücadelenin her iki tarafının da sağlam projelerle hareket ettiği söylenemez. AKP, Türkiye’nin dinci yeniden yapılanmasına ilişkin ihtirasın, belli bir gurubun (içinde AKP kumaylarının da olduğu) akçalı çıkarlarının ve büyük burjuvaziyle emperyalist odakların liberal niyetlerinin bir sentezidir, ortada bunların izin verdiği kadarıyla bir program vardır, gerisi belirsizdir.
Öteki taraf ise... Taraf bile değildir. TSK liberalizmle milliyetçiliğin en şekilsiz bileşimini temsil ediyor, tarihinin en itibarsız dönemini yaşıyor, her şeyin suyunu çıkarmış durumda. Yargıdan gelen direnç ise, kimseyi aldatmamalı, AKP’nin başarısıdır.
AKP’nin başarısıdır çünkü, AKP’nin yukarıda sözünü ettiğimiz sentezi temsil ederken bu kadar büyük bir ülkede direnç yaratmaması düşünülemezdi. Biz komünistler, biz yurtseverler eskisinden daha dişli ve devrimci bir karşı koyuş sergiliyoruz, yine de şimdilik güç yetmiyor, boşluğu kapatamıyoruz. Ama sistemin içinden de kendine has, lakin kısa vade hesaba katıldığında güçlü müdahaleler geliyor.
Boşluk olmaz diyorduk, bu kadar kapsamlı bir dönüşüm planını zorlayan AKP’nin Türkiye gibi bir ülkede kriz yaratması kimseyi şaşırtmamalı. Yargıtay ve genel olarak yargı boşluk dolduruyor daha doğrusu boşluğa kayıyor, boşluğu doldurmaya zorlanıyor. Birileri bunu yapmak zorundaydı, onlar yapıyorlar...
Buradan AKP’ye gerçek bir alternatif ya da AKP’ye ölümcül darbe çıkar mı?
Çıkmaz... Buradan AKP’ye manevra olanağı ve belli açılardan kontrollü geri çekilme şansı çıkar. Ve bu da yaşanan krizi çözmez!
Yargıdan gelen kararlı ve hatta isabetli salvoların AKP’yi darmadağın etmesini kimse beklemesin, AKP herhangi bir parti değil, güçlü motivasyonları ve doğrultusu olan bir siyasal aktördür. Bu motivasyonlar bugünkü sistemin içinde yok edilmek bir yana, regüle dahi edilemez. Yani, AKP’nin icraatları ya topyekun ortadan kalkar ya da onların ıslahını unutun gitsin...
Yargıda kamucu ve yurtsever bir perspektifle hareket etmek isteyen unsurlar olduğunu biliyoruz ama bir bütün olarak yargı, mevcut düzeni koruma bilinciyle hareket etmektedir.
Kriz de buradan çıkıyor, mevcut düzeni koruma demeyelim de yaşatma becerisi hâlâ AKP’de... AKP cumhuriyetin kurallarıyla kapitalizmin devam edemeyeceğini ifade ediyor. Bu doğrudur. Bunu kavramayan düzen güçleri haybeye kürek çekmektedir. Türkiye bir açıdan yolun sonuna gelmiştir.
Bunu kavramayıp da demokratlık oynayan ya da cumhuriyeti savunmak bize mi düştü diye sözde devrimcilik taslayan solcuların ise kürek çekmedikleri açıktır.


