“Ayaklanma Zamanı”

18 Nisan 2008

Adana’da tüp patlaması sonucunda yaralanan ve yanık tedavisi amacıyla bir özel sağlık merkezine getirilen biri çocuk iki kişinin ortada kalması, başka bir hastaneye nakil için para engeline takılması ve acılar içinde kıvranması...

Bu ticarethane için yasal işlem başlatılmış, hatta beş günlüğüne kapatılmış... Hükümet bu tür olaylara asla izin vermeyecekmiş...

Peki nasıl olacak?

Para kazanmak için kurulmuş olan bu işletmeler halkın sağlığını gözetecek ve bu türden insanlık dışı davranışlardan uzak mı duracaklar? Sağlık bu... Başvuranların küçümsenemeyecek bölümünün acil şikayeti olacak. Ama işletmeci gözünde onlar müşteri. Bir pastanenin “kardeş çok susadım şuradan bir limonata ver sevabına” türünden talepleri karşılaması ne kadar doğalsa, onların da acı içinde kıvranan birisine yardım eli uzatması o kadar doğal. Hastasın ama daha çok müşterisin!

Özel hastane ya da sağlık kuruluşlarına, “kapına gelen parasız hastaya iyi davran” demenin anlamı yok. En fazla içeri alırlar, sarıp sarmalayıp faturayı gözüne dayarlar. Yaygın olan rehin kalmaktır; iyisine denk gelirsen, takside bağlarlar...

Patronlar Dünyası adlı yayın “paragöz tıp merkezi kapatıldı” diye haber yapmış; paragöz olmayan özel işletme acaba nasıl oluyor? Patronlar dünyasında birbirlerini “paragöz” olmakla suçlayanlar mı var, yoksa bizimle alay mı ediyorlar?

Tutturabildikleri kadar hastadan alırlar, sosyal güvence söz konusuysa devletten de alırlar. Çoğu kez, bir yolunu bulup faturalar şişirilir, bazen hastayla anlaşılır. Sonuçta devlete daha fazla yük biner. Sakıncası yok, maksat emekçiden aldığını sermayeye, özellikle tarikat sermayesine aktarmak. Kurulsun hastaneler zinciri, kazansın insanların acı ve sıkıntılarından birileri...

Kapitalizm budur ve insanı da bozmaktadır. Özel sağlık işletmelerinde çalışan emekçinin durumuna bakın: Ya insanlığın gereğini yerine getirecek ya da işinden olacak.

İşletme ise başına böyle medyatik bir “dert” gelmezse eğer, “özel sağlık sektöründe, Türkiye genelinde, ileri teknolojiyi kullanarak her türlü müdahalenin yapıldığı, lider sağlık kuruluşu olmak” hedefiyle yoluna devam edecek.

Başbakan emir vermiş, İl Sağlık Müdürlüğü beş günlüğüne kapatmış, oysa çok değil 8-9 ay önce Adana Valisi’nin bu kuruluşu gezdiğini, incelemeler yaptığını, vatana millete hizmet eden bu güzide merkezi onurlandırdığını öğreniyoruz. “Bu türden yatırımlarla ülkemiz çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşıyor” demiş midir, “çok beğendim, pek temiz” diye buyurmuş mudur, bilemiyorum.

Sonuçta, tarikat sermayesine benzemeyen, 2005’te “ayaklanma zamanı” sloganlı “eski solculuk” kokan reklamı yasaklanan Adana Hacettepe Tıp Merkezi’ni “kapatan” Hükümet kahraman oldu, yaralıların ailesinden hayır duası aldı. Ve aynı gün halkımızı “özel”e mahkum eden sosyal güvenlik yasası meclisten geçti!

Özel Adana Hacettepe Tıp Merkezi, iki kişinin sağlığıyla oynadığı gerekçesiyle kapandı. 70 milyonun sağlığıyla oynayan AKP’ye karşı... “Ayaklanma Zamanı” da iyi sloganmış!