İşçi Çalışmalarımızda Atak...
Sınıf Tavrı / Komünist - Şubat 2009
2007 yılı TKP’nin işçi sınıfı içindeki çalışmalarında önemli bir dönüm noktasıydı. 8. Parti Kongresi kararları, işçi sınıfının örgütlenmesini en öncelikli görev olarak tarif ediyor, “yeni bir işçi sınıfı hareketi” yaratmak için mevcut sendikaların dışında bir odak yaratma hedefini önümüze koyuyordu. Bu hedef doğrultusunda yine o yıl yapılan Yurtsever Cephe İşçi Kurultayı’nda Yurtsever Cephe İşçi Birliği kuruluşu karar altına alınıyordu.
Bu karardan sonra bir buçuk yıl geçti. İşçi Birliği İstanbul ve Ankara olmak üzere iki ilde kuruldu ve etkinliklerini Kurultay’da tanımlandığı gibi sürdürdü. Yurtsever Cephe işçi örgütlerine ihtiyaç duydukları her alanda destek verdiler. Sendikalarda örgütlü olmayan işçilerin direnişlerine öncülük ettiler, yol gösterdiler. Sendikaların yaptıkları grevlerle dayanışma sağladılar. İşçi eğitimleri düzenlediler. Mağdur olan işçilere hukuk desteği sağladılar. Sınıfın ihtiyacı olan araştırmaları yapmak üzere birimler kurdular. Sendikalarla karşılıklı dostluğa dayanan protokol ilişkiler geliştirdiler ve ortak etkinliklere öncülük yaptılar. İşçi Birliği’nin bayrağı birçok önemli işçi eyleminde dalgalandı.
Şimdi 8. Kongre’den iki yıl sonra, işçi sınıfının sadece ideolojik ve siyasi bir kuşatma altında değil, kapitalizmin bütün çürümüşlüğü ile yarattığı iktisadi çöküntünün de altında kaldığı bir dönemde, ’koyduğumuz hedeflere ne kadar ulaşmışız’ diye dönüp bakıyoruz. Hayal ettiğimiz hedeflerin çok gerisinde olduğumuz muhakkak. Parti’nin işçi birimleri ve Yurtsever Cephe işçi örgütlerinin çapı hiç yeterli değil. İşçilere yönelik çalışmalarımızda bir yoğunlaşma güçlüğü var. Çalışmalarımızın kararlı ve sürekli olduğunu da söyleyemeyiz. Türkiye’nin değişik işçi havzalarına dağılmış çalışmalarımız arasında yeterli eşgüdümü sağladığımızı da iddia etmemiz zor.
Şimdi bir kez daha, hiç usanmadan, işçi çalışmalarımızda bir sıçramayı planlamalı ve yapmalıyız. Bu sıçramanın adını koymuş buluyoruz. Yurtsever Cephe İşçi Birlikleri’ni Türkiye’nin bütün önemli işçi havzalarında açacağız. İstanbul bir merkez olurken, İstanbul’un ilçeleri de dahil olmak üzere, kendi kadroları, bağımsız mekanı ile birçok yerde şubelerimiz açılacak. Bu şubeler sınıfın aklının cisimleştiği, işçilerin gündelik mücadelelerine destek veren, yeri geldiğinde örgütleyen, işçilerin evleriymiş gibi rahat girip çıkabildikleri kurumlar haline gelecek.
Burada tarif ettiğimiz sıçramanın sadece, Yurtsever Cephe İşçi Birlikleri’nin yaygınlaşması ve nicelikçe artmasıyla ilişkili olduğu düşünülmemelidir. Aynı zaman¬da İşçi Birliği’nin niteliği de bu sıçramayla değişecek. Daha önce İşçi Birlikleri Yurtsever Cephe’nin altında Yurtsever Cephe işçi örgütlerinin üzerinde değil, onlara paralel olarak kurulan destek kurumlarıydı. Şimdi ise bir kaynaşma ile, bir havzadaki Yurtsever Cephe sektör örgütleri ile doğrudan bağlantılı ve örgütlenme çalışması da yapan İşçi Birlikleri’nin kuruluşuna doğru gidiyoruz. Aynı zamanda şubelerin merkezle bağının güçlü bir şekilde kurulduğu bir yapı oluşturacağız. İşçi sınıfının örgütlülüğüne ilişkin hedeflerin yanı sıra sektör hedefle¬rini de belirleyen ve takip eden bir yoğunlaşma sağlayacağız. Yurtsever Cephe Genel Meclisi belirli peri¬yotlarla tüm Yurtsever Cephe örgütlerini biraraya getirmeye devam edecek ama İşçi Birlikleri kendi aralarında çok daha sık ve disiplin içinde biraraya gelecekler.
Dönem kolları sıvama zamanıdır. Dönem Türkiye’nin bir uyuşukluk içinde olan heybetli ve güçlü işçi sınıfını ayağa kaldırma zamanıdır.









