12 Eylül sürüyor

Yayın Bilgileri
Sayı: 
81
Tarih: 
1 Eylül 2008

Aradan 28 yıl geçti. Ancak 12 Eylül Anayasa’sıyla, ekonomisiyle, siyasetiyle hala güncel. Sermaye ve her anlamda alan açılan emperyalizm emekçilere saldırmaya devam ediyor.
Emekçiler örgütsüzleşti.
Gücü birlikteliği olan emekçi sınıflar, örgütsüzleştikçe saldırı lara yanıt veremedi, çaresizliği kabullenmeye zorlandı. Siyasal gericilik ve faşist terör dalgası ile hak arayanlar teslim alınmaya çalışıldı.
Türkiye’de sağ güçlendi,sol zayıfladı.
Sağ siyasetle milliyetçilik ülkemizin üzerine gericilikle birlikte kapkara bir bulut gibi çöktü. Milliyetçilik ve gericilik emperyalist siyasetin ana teması oldu. Sola ve solculara karşı topyekün bir mücadele başlatıldı. Binlerce devrimci cezaevlerinde inanılmaz işkencelere maruz kaldı. Canlarından oldu. Sol partiler, dernekler, sendikalar kapatılırken, camilerin sayısı arttı.

ABD Türkiye’ye diz çöktürdü.
Türkiye burjuvazisinin korkaklığı emperyalizme tam boy teslim olması, bağımsızlığın, ulusal egemenliğin tamamen teslim edilmesi ile sonuçlandı. ABD, “bizim çocuklar” dediği TSK için darbeden sonra “başardılar” mesajını geçti. ABD başarmıştı. Ayakları üzerinde duramayan Türkiye’ye diz çöktürdü. Başına çuval geçirdi. Şimdi ipi elinde istediği yere çekiştiriyor.

Piyasa tanrısı işbaşına geçti.
Önce bankerlerle başladılar emekçi halkın cebinden para hortumlamaya sonra bankalar kapladı ortalığı. Sokak aralarında banka şubeleri peydah oldu. Kredilerle, kartlarla emekçileri ve geleceklerini teslim aldılar.

Üniversiteler karanlığın yüzü haline geldi.
Toplumsal yaşamın ilerletici unsurlarından olan üniversiteler, YÖK ile kıskaca alındı. Bilim, sermaye ve emperyalizm için üretildikçe üniversiteler içten içe çürüdü.

Gericilik toplumun her yanına kök saldı.
12 Eylül’ün generalleri kürsülerden ayetler okudu. Dinin siyasal alanla arasındaki mesafe daraltıldı. Din siyasal alanın daha fazla içine girdi. Tarikat örgütlenmeleri ile gericilik yaygın hale geldi.

Bireysel kurtuluş çözüm oldu.
Dayanışma, hak ve çıkarların ortak savunusu fikri de faşist darbeden nasibini aldı. Her alanda bireysellik ön plana çıktı. Yalnızca kendini düşünenlerin sayısı arttıkça hep birlikte kaybedildi.

Kültürel yozlaşma toplumu çürüttü.
12 Eylül yoz toplum istiyordu. Pop müzik, sayısı artan televizyon kanalları, gazeteler kültürsüzlüğü pompaladı. Düşünce üretimi, siyaset magazinleştirildi. Her köşe başında porno izlenen meyhanelerin, kumarhanelerin sayısının artmasına izin verildi. Beyinleri esir alan gericilikle birlikte yozlaşma katlanarak arttı. Yozlaştırdıkça çürüttü.

EkBoyut
Yurtsever s:81 - Kapak 383.04 KB