Yurtsever
12 Eylül sürüyor
Aradan 28 yıl geçti. Ancak 12 Eylül Anayasa’sıyla, ekonomisiyle, siyasetiyle hala güncel. Sermaye ve her anlamda alan açılan emperyalizm emekçilere saldırmaya devam ediyor.
Emekçiler örgütsüzleşti.
Gücü birlikteliği olan emekçi sınıflar, örgütsüzleştikçe saldırı lara yanıt veremedi, çaresizliği kabullenmeye zorlandı. Siyasal gericilik ve faşist terör dalgası ile hak arayanlar teslim alınmaya çalışıldı.
Uzlaşmayacağız
Türkiye Cumhuriyeti uçurumdan aşağıya yuvarlanıyor. Cumhuriyet, kendisine karakterini veren ve ona başından beri egemen olan sermaye sınıfının çıkarları için bu noktaya getirildi. Ve Cumhuriyete son darbe uzlaşıyla vuruluyor.
Ülkemizi adım adım uçuruma sürükleyen işbirlikçiler, gericilikte, emekçi düşmanlığında, piyasacılıkta uzlaşıyor. Memleketimizin satılmasında uzlaşıyor.
Uzlaşmanın tarafları yalnızca sağdan çıkmıyor.
Memlekete emekçi iradesi gerek
Çıkarken...
Yurtsever uzun bir süre haftalık bir siyasi gazete olarak çıktı. Yurtsever Cephe’nin sözü, yol göstericisi olmasını, en önemlisi Yurtsever Cephe örgütlenmesini büyütmesini, yaymasını istiyorduk, bunu zaman zaman “amacımıza ulaşıyoruz” dedirtecek kadar başardık.
Yurtsever, ülke siyasetinin akışı içinde, haftalık düzenin izin verdiği ölçüde müdahalelerde bulunan bir siyasi yayın oldu.
AKP'ye karşı 15-16 Haziran
Emekçinin hayatta kalmasını, iş kazaları konusunda duyarlılığın artırılmasına, mesleki eğitime bağlıyorlar. Bunlarla yetinenler, bizimle dalga geçiyor olmalı. Ölümleri “dış güçlere bağlayacak” kadar edepsizleşen sermayedar, “sektörün geleceğini riske edemeyiz” diyecek kadar insanlıktan çıkan uzman, göstermelik olmanın ötesinde işçiyi işsiz kalmakla tehdit etmek için birkaç günlüğüne tersane kapatan devlet yöneticisi, işçilerle dalga geçiyorlar.
Çürüdü, artık dökülüyor!
Mazeret kalmamıştır. AKP iktidarı ülkemize ve emeğe karşı, halka karşı bir huruç harekatı halini almıştır.
Emperyalizm kazanıyor
AKP’ye kapatma davası açıldığında patron örgütleri ile sağcı ve “solcu” liberaller hep bir ağızdan hükümete yol göstermişlerdi. AKP , bu sıkıntılı süreci Türkiye’nin Batı ile ilişkilerini “geliştirerek” atlatmaya çalışmalıydı. AKP söyleneni yaptı ve Türkiye siyasetinde emperyalizmin ağırlığı siklet artırdı.
Gericilik: Bir kraliçeniz eksikti
İngiltere Kraliçesi Türkiye’den geçti. Batı Avrupa’da krallar, kraliçeler, prensler ve prensesler, günümüzde toplumun horul horul ayakta uyutulması için mükemmel işlevlerini
sürdürüyor.
Kraliçe Türkiye’ye gelince, elbette bu işlevini de beraberinde getiriyor. Türkiye birkaç gün boyunca saçma sapan bir magazin rüzgarıyla uyutuldu. Türkiye’de cumhuriyet varmış, padişahlık on yıllar önce kaldırılmış... ne fayda!
"Orantılı dayak' mı istersiniz, hakkını arayan bir halk mı?
Emeklilik hakkının, kıdem tazminatının, işsizlik fonunun gaspı, artan fiyatlar, artan işsizlik… AKP başka cephelerde sıkışınca emeğe saldırıyor. 1 Mayıs fotoğraflarında “ceberrut devletin orantısız güç kullanımı”ndan başka bir şey görmek istemeyenler, gaz bombalarının sisiyle işçi sınıfına yönelik saldırının üstünü örtmek istiyorlar. Buna izin verilmemelidir.
AKP'nin faşizmi 1 Mayıs'a çarptı
AKP’nin düzeni emekçileri çalışırken öldüren düzendir. AKP’nin düzeni emekçilerin, tepelerinde sallanan işsizlik kılıcı altında, yoksulluk ve açlığa mahkum oldukları düzendir. AKP’nin düzeni emekçileri aşağılamanın düzenidir. Bu düzeni yönetenler akılsız ve şiddet düşkünü olabilirler.
TEKEL İşçileri Özel Sayısı
146 yıllık TEKEL sigara fabrikalarında
SATIŞA SON İMZA TAYYİP ERDOĞAN'DAN
Kuruluşu Osmanlı Devleti dönemine dayanan ve Cumhuriyetin kurulması ile birlikte devlet kurumu kimliğini kazanan TEKEL sigara bölümünün özelleştirme çalışmaları 2003 yılında başlatıldı. Aynı yıl gerçekleştirilen ihale iptal edildi. TEKEL’in ikinci kez özelleştirme ihalesi çalışmalarında marka satışı da gündeme geldi. Ancak, yapılan çalışmalar sonucunda TEKEL’in sigara işletmelerinin yeniden bir bütün halinde satışına karar verildi. İkinci ihale
teklif gelmemesi nedeniyle iptal edildi. 2007 Temmuz ayında yapılan genel seçimlerden önce TEKEL sigara bölümünün satışa çıkarılması söz konusuydu. Ancak, AKP özelleştirmenin seçim sonrasına bırakılmasına karar verdi.

