Tarihsel Görevlerimiz
Solun aklı olmaktan solu güç yapmaya...
Türkiye Komünist Partisi her zaman solun aklı oldu, hep tutarlıydı. Ama hiçbir tarihsel kesit, 2008'in ilk yarısındaki kadar Parti'yi doğrulamamıştı.
Bunu ötekilere bakarak anlayabiliriz. Sol adına liberalizm eğik düzlemine tutunanlar, eğim artınca sapır sapır dökülmeye başladılar. Hepimizi utandıran şeyler yapıyor, söylüyorlar. Bir bölümü kendinden utanıyor, sıkılıyor, inanmadan ortalıkta dolaşıyor.
Kendimize baktığımızda... Yurtseverliğin milliyetçiliğe yol açacağı, AKP karşıtlığının sınıf temelini yok edeceği... Siyasi, psikolojik ya da teorik düzlemde bütün bu "çekince" ya da "iddialar" çökmüştür. Bugün Türkiye'de yaşanan tarihsel gelişmeler, TKP'nin son beş yılda gerçekleştirdiği açılımların ve parti stratejisinde yapılan ince ayarların isabetinden başka bir şey kanıtlamamaktadır.
Şu sıralar dışımızdan gelen "bir tek siz kaldınız, sağlam durun" talebindeki artış, partimizin devrimci inadının ve namusunun ürünüdür. Ancak "doğruda durma"nın yetmeyeceğini ısrarla vurguluyoruz, solun aklı olmak da bizim için en fazla bir başlangıç olabilir. Bir teselli asla!
Bu siyasi çizgi güç olmalıdır.
Nasıl?
Eğer solun aklı olmakla övünüyor, kendimize siyasi akıl yakıştırıyorsak, yollardan biri, aklımızı daha geniş kesimlere taşımak değil midir?
Yayınla, ilişkiyle, eylemle... Ama mutlaka, aklımızı en sade, en gelişkin ve en ileri biçimiyle yansıtarak. Sıkıntı burada. Yayınlarımızın daha fazla kişiye ulaşması için çaba harcamıyoruz, soluğumuz yayınları çıkarmakta tükeniyor. Dostlarımızla gerçek, dönüştürücü bir ilişki geliştirmek yerine, onların önüne sürekli iş, etkinlik ve eylem koyuyoruz. Zaman geçiyor, dostumuz olarak kalıyorlar ama aklımızın bir parçası olmadan. Eylemlerimizde artık büyüyoruz, çoğalıyoruz ve genellikle "sol"da en kalabalıız. Ama ayrıntıları hesaplamadığımızdan, çoğu kez boşa yürüyor, boşa slogan atıyor, boşa kürsü işgal ediyoruz.
Siyaset ince ince düşünmeyi gerektirir. Türkiye Komünist Partisi ayrıntılarda tıkanmakta, denizi geçip derede soluksuz kalmaktadır.
O halde, "dönüşüm dönüşüm" dediğimiz bir dönemde, bütün partililer şu "ayrıntı" dediğimiz dertlerden kurtulmak için görev başına!
Yayınlarımızın tashihsiz çıkması, bugünün üç-dört katı kişiye ulaşması; eylemlerde sloganlarımızın, pankartlarımızın ve duruşumuzun daha etkili ve düzgün hale gelmesi; parti içi yaşamın doğal unsurlarının bizi yormasına izin vermeyecek bir "düzen" oturtulması... Bunlar hep küçümsenen, önemsenmeyen, "büyük" devrimci görevler uğruna aksatıp başımıza sardığımız başlıklar.
"Parti doğru yoldadır" dedik. Bu yolu daha geniş ve cazip hale getirmek gerekiyor, toplumsal bir güç olmak için.
TKP Siyasi Komite
Temmuz 2008
| Ek | Boyut |
|---|---|
| Komünist s:320 - Kapak | 121.49 KB |









