Taksim'de kararlılığını gösteren partinin görevi İŞÇİ SINIFINI BÜYÜTMEKTİR
“1977 katliamının 30. yılında, geçtiğimiz yıl 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamaya dönük kararlı kitlelere karşı devletin giriştiği terör belki çok büyük bir kalabalığın 1 Mayıs alanında buluşmasına engel olmuş ama gerek hükümetin, gerek valinin, gerekse emniyet müdürünün itibarını ciddi ölçüde sarsmıştı. Bu sarsıntının etkisinin bugüne kadar sürdüğünü görüyoruz. AKP, sınıf kininin gerekleriyle, bu sarsıntının üzerine yenisinin eklenme olasılığının ağırlığı arasında sıkışmış durumda.
Bu yıl 1 Mayıs’ın yığınsal bir AKP karşıtı gösteriye dönüşmesi gerektiğini, başka hiçbir şeyin yığınsal bir gösterinin yerini alamayacağını başından itibaren söyledik. “Geçen yılın tekrarı”, hükümeti sıkıntıya sokar, işçi hareketini de ilerletmez.
Ancak en iyisi, yığınsal ama gerçekten yığınsal bir Taksim kutlaması için her tür çabanın gösterilmesiydi. Burada ele almayı gerektirmeyen çeşitli nedenlerle üç konfederasyonun Taksim kararlılığında ortaklaşması, partimizin ve diğer birçok öznenin bu kararlılığı pekiştirici bir tavır sergilemesi, dahası yine çeşitli nedenlerle kamuoyunda ve medyada AKP’nin 1 Mayıs konusundaki tutumunun yaygın bir eleştiri konusu olması ve Erdoğan’ın işçi sınıfını ayak takımı yerine koyarak içindeki duyguları açığa çıkarmasıyla birlikte işçi sınıfı açısından büyük bir fırsat ortaya çıktı.
Bu satırlar okunduğunda 1 Mayıs hazırlıklarımızın son evresine girmiş olacağız. 1 Mayıs’ı bir inatlaşmanın ötesine geçirmek, ona gerçek bir sınıfsal ve siyasal karakter vermek için elimizden geleni yapıyoruz. Mitingin örgütlenmesi konusunda da başta DİSK olmak üzere diğer bileşenlerle, geçen yılki zaafları da hesaba katarak, özenli bir mesai yürütüyoruz.
Ancak AKP’nin tehditlerini de, organizasyonel zaafları da boşa çıkaracak asıl güç, kitleselliğimizdir. Sendikal yapıların basın organlarında da manşetlere taşınan “büyük iddiaları”ndan ve geçen yıldan sonra, Taksim’de küçük bir gösteri işçi sınıfının moralini bozmaktan başka bir şeye yaramaz. Bu nedenle konunun teknik yanlarından çok siyasal boyutuna, toplumsal meşruiyetine ve katılımın yükseltilmesine odaklanmak durumundayız. Hiçbir hazırlık, buradaki zaafları telafi edemeyecektir.”
Yukarıdaki satırlar 1 Mayıs’tan önce dolaşıma çıkması planlanan ancak gecikme nedeniyle baskı aşamasında durdurulan Komünist’in 3. sayfasından alınmıştır. Aslında fazla değişiklik gerekmiyor. Bununla yetinemeyiz demiştik, demeye devam ediyoruz.
Kararlılığımız arttı, öfkemiz arttı, lakin bu yıllardır böyle... Türkiye işçi sınıfının küçük bir kesiminin kararlılığını göstermesi ile avunacak durumda değiliz. Konunun demokrasi mücadelesi alanına sıkışması da bizim açımızdan olumlu bir gelişme değil.
1 Mayıs günü, alınan kararları büyük bir soğukkanlılık ve disiplinle uygulayan, Taksim’e oldukça yakın bir noktada buluşmayı, tutunmayı ve sözünü söylemeyi başaran TKP ve Yurtsever Cephe üyeleri, civardaki cadde ve sokaklarda polis terörüne direnen, gözaltına alınan binlercesi ile birlikte, önümüzdeki günlerde siyasi iktidara karşı işçi sınıfının etkisini hızla artıracak bir çalışma sürdürmek durumundadırlar. Gelecek yılki 1 Mayıs’ı yine bir tekrardan çıkarıp gerçek bir sınıfsal çıkışa dönüştürecek olan da bu çalışmanın yaygınlaştırılmasıdır.
TKP Siyasi Komite
2 Mayıs 2008
| Ek | Boyut |
|---|---|
| Komünist s:318 - Kapak | 386.7 KB |

