AKP ile mücadele yaşamsaldır

Yayın Bilgileri
Sayı: 
316
Tarih: 
1 Şubat 2008

AKP'ye öfke, sermayeye öfkedir

AKP'ye karşı mücadele yaşamsaldırAKP'yi istemiyoruz. Çünkü, Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye'de sermaye egemenliğinin bütün bir Cumhuriyet tarihine yayılan çürütücü etkisinin cisimleşmiş halidir. Sermaye egemenliğinin rotası piyasanın sınırsız özgürlüğüdür, AKP için ise piyasa kutsaldır, tanrılaştırılmıştır. Sermaye egemenliği başından beri emperyalizme eklemlenmek, "dışarıda" kalmamak için çabalamıştı, AKP ülkenin ruhunu emperyalizme teslim etmeye yemin etmiş durumda. Sermaye egemenliği bir yandan laiklik derken, öte yandan sürekli olarak gericiliği palazlandırmıştı, AKP artık bu işin adını koymaya karar vermiş durumdadır: İsim babası ABD, Ilımlı İslam Cumhuriyeti'nde karar kılmıştır.

AKP sermaye egemenliğinin bu ülkeye armağınıdır. Bunun başımızdaki son bela olması için harekete geçmekten başka çaremiz bulunmuyor.

Teori önemlidir, strateji, taktik, doğrultu... Bunlar olmadan devrimci mücadele olmaz. Ancak AKP karşısında açık bir öfke duymuyorsa bir kişi, bilinki onun ülkesiyle ilişkisi bozulmaya başlamış, topluma karşı sorumluluk duygusu büyük ölçüde azalmıştır. Unakıtan "babam olsa satarım" dediğinde koltuğundan kımıldamayan, "borç yiğidin kamçısıdır" sözüyle memleketin borçlarını rasyonalize etmeye çalışan başbakanı sakin sakin izleyen, türban ve benzer gerici atakların acısını yüreğinde hissetmeyen bir kişi devrimci olabilir mi? Hele hele bir komünist, AKP hükümetinin pervasız uygulamaları karşısında "ne farkları var birbirilerinden" duygusuzluğuna esir düşebilir mi?

Fark şuradadır: AKP gerçektir, güçlüdür, inisiyatif sahibidir ve gündemdir! AKP'yi merkeze koymamak, 12 Eylül karanlığında cuntayı bırakıp Demirel'le Ecevit ‘le uğraşmak gibidir.

Bugün AKP ile uğraşmak, hep söylediğimiz gibi, cümle sermaye aktörüyle aynı anda uğraşmaktır.
Bunun için "AKP'yi Istemiyoruz" diyoruz. Bu kadar ciddi bir saldırı karşısında dahi kıpırdamayan bir sınıf olarak tarihe geçmesin diye işçi sınıfımız, sermaye diktatörlüğünün en gelişkin ifadesi olan AKP'ye direnç örgütlemeye çalışıyoruz.

Öfkemizi büyütmeye, siyasallaştırmaya yöneliyoruz.

Canımız acıyor, AKP can acıtıyor. Buna kayıtsız kalmayanlara, AKP'ye bu cesareti veren nedenleri anlatmak, AKP'yi ortaya çıkaran koşulları göstermek boynumuzun borcu. Ama yürürken, mücadele ederken, tek bir saati bile boşa harcamadan yapmak gerekiyor bunları.
Böyle bir odaklanma olmazsa ne mi olur?

Bir şey olmaz, bir şey fark etmez! Ha Che'li tişört, ha türban!

TKP Siyasi Komite
Şubat 2008

EkBoyut
Komünist s:316 - Kapak 43.14 KB