Komünist

88 yaşındaki yurtsever

Bir yelkenli gibi süzülüp geçmediler Boğazlar’dan... Olanca çirkinlikleriyle, sinsi ve karanlıktılar yol alırken. “İnsani yardım”dı taşıdıkları öldürücü füzelere taktıkları ad. Gıkı çıkmadı hükümetin, “bu ne iş” diye soranları azarladı başbakan, “okumadan konuştuğumuzu” iddia etti emekli paşa hazretleri... İkinci Dünya Savaşı’nda da hiçe saymışlardı uluslararası anlaşmaları, “ticari gemi” diye kayıtlara geçirip Alman savaş gemilerini sokuyorlardı Karadeniz’e Sovyetler Birliği’ne karşı...
Aynı ikiyüzlülük, aynı riyakarlık, aynı pişkinlik! Kendi egemenlik haklarını bilerek, isteyerek zalimin, zorbanın çıkarları için ayaklar altına alan bir egemen sınıf, kişiliksiz yöneticiler...

Tarihsel Görevlerimiz

Solun aklı olmaktan solu güç yapmaya...

Türkiye Komünist Partisi her zaman solun aklı oldu, hep tutarlıydı. Ama hiçbir tarihsel kesit, 2008'in ilk yarısındaki kadar Parti'yi doğrulamamıştı.

Öncü Parti Öncü Yayıncılık

Komünist’te bu kez ağırlıklı olarak yayıncılık alanına dair yazılar yer alıyor. Bilindiği gibi TKP Merkez Komitesi, internet ortamındaki soL gazetesini sürekli gün içinde güncellenen bir haber portalına dönüştürmeyi, Eylül ayında haftalık haber dergisi çıkarmayı, aylık bir emekçi gazetesi yayınlamayı ve bir radyo konusunda çalışmayı kararlaştırdı. Bütün bu paketin ayrıntılarını sayfalarımızda bulacaksınız.

Taksim'de kararlılığını gösteren partinin görevi İŞÇİ SINIFINI BÜYÜTMEKTİR

Komünist Sayı 318“1977 katliamının 30. yılında, geçtiğimiz yıl 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamaya dönük kararlı kitlelere karşı devletin giriştiği terör belki çok büyük bir kalabalığın 1 Mayıs alanında buluşmasına engel olmuş ama gerek hükümetin, gerek valinin, gerekse emniyet müdürünün itibarını ciddi ölçüde sarsmıştı. Bu sarsıntının etkisinin bugüne kadar sürdüğünü görüyoruz. AKP, sınıf kininin gerekleriyle, bu sarsıntının üzerine yenisinin eklenme olasılığının ağırlığı arasında sıkışmış durumda.

AKP ile mücadele yaşamsaldır

AKP'ye öfke, sermayeye öfkedir

AKP'ye karşı mücadele yaşamsaldırAKP'yi istemiyoruz. Çünkü, Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye'de sermaye egemenliğinin bütün bir Cumhuriyet tarihine yayılan çürütücü etkisinin cisimleşmiş halidir. Sermaye egemenliğinin rotası piyasanın sınırsız özgürlüğüdür, AKP için ise piyasa kutsaldır, tanrılaştırılmıştır. Sermaye egemenliği başından beri emperyalizme eklemlenmek, "dışarıda" kalmamak için çabalamıştı, AKP ülkenin ruhunu emperyalizme teslim etmeye yemin etmiş durumda. Sermaye egemenliği bir yandan laiklik derken, öte yandan sürekli olarak gericiliği palazlandırmıştı, AKP artık bu işin adını koymaya karar vermiş durumdadır: İsim babası ABD, Ilımlı İslam Cumhuriyeti'nde karar kılmıştır.

Partiyle Durduracağız

OKURLARLA

314Geride bıraktığımız ayın parti hayatımız açısından en önemli başlıklarından birisinin Ekim Devrimi’nin 90. Yıldönümü kutlamaları olduğunu söylemek sanırız yanlış olmayacaktır. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere pek çok il ve ilçede yoldaşlarımız çeşitli etkinliklerle Ekim Devrimi’ni selamladılar. Ekim Devrimi kutlamaları bundan yıllar önce yaşanmış büyük bir atılıma dönük saygı ifade etmenin ötesinde, bugüne ve en önemlisi bu ülke topraklarına basarak ele alınmaya çalışılması tüm kutlamalarımızın en önemli ortak özelliği olarak kaydedilebilir.
Geride bıraktığımız dönemin, Ekim Devrimi’nin 90. yılı kutlamalarının hemen yanına yazmaktan büyük bir mutluluk duyacağımız bir diğer önemli gelişmesi aylardır çalışmalarını sürdürdüğümüz Yurtsever Cephe İşçi Birliği’nin kuruluşunu ilan etmesi oldu. Ayrıntılı olarak yansıtmaya çalıştığımız oldukça verimli bir kuruluş toplantısının ardından Yurtsever Cephe İşçi Birliği fiili olarak da çalışmalarına başladı. Tüm emeği geçenleri kutluyor, yoldaşlarımıza çalışmalarında başarılar diliyoruz.