Yerli ne varsa özelleştiren sen değil misin, Erdoğan?

Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının etkinliğinde utanmazlık sel oldu aktı…
Yerli ne varsa özelleştiren sen değil misin, Erdoğan?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi mezunlarının etkinliğine katıldı, “yerli ve milli değilsiniz, bu yüzden başarısızsınız” dedi. Çevresinin yurt dışındaki banka hesaplarından, örtülü ödenekten, gizli ortaklıklarından kimsenin haberi yokmuşçasına rahattı. Açlık sınırının altındaki asgari ücrete, yaşam pahalılığına, işsizlik oranına bakmadan, konuştu durdu.

Her açıklamasıyla yüzümüzde acı bir tebessüm oluşturmayı başaran Cumhurbaşkanı, son olarak Boğaziçi Üniversiteliler Derneği’nin 14. Genel Kurulu’nda konuştu. Boğaziçi Üniversitesi’nin “bu milletin değerlerine yaslanmadığı için hedeflerine tam manasıyla ulaşamadığını” iddia etti. 

Kendisinin ve yandaşlarının gerici zihniyetini her fırsatta halkın değerleri gibi göstermeye kalkan Erdoğan’ın, konuşmasında “açık konuşmayı severim” demiş olmasına rağmen kime seslendiği, neden rahatsızlık duyduğu, nasıl bir mesaj vermeye çalıştığı ise belirsizdi.

KENDİ YALANINA KENDİSİ DE İNANMIŞ
Son yıllarda emperyalist müttefiklerine yaptığı cilveyi, “ikinci kurtuluş savaşı” gibi yansıtmaya çalışan havuz medyasına Erdoğan’ın kendisi de inanmış gözüküyor. Öte yandan, kendini ulusal kahraman olarak pazarlamak için yerli-yabancı danışmanlarına, PR çalışmalarına ve benzeri faaliyetlere ne kadar fon ayırırsa ayırsın, son 16 yılın tecrübesi ortada.

AKP döneminde tarım ve hayvancılık Avrupalı ve Kuzey Amerikalı tekellerin isteklerine uygun olarak bitirildi. Yerli ve yabancı büyük şirketler kârlarını artırırken, temel geçim ürünlerindeki fiyat artışına yol açacak şekilde yerli üretim baskı altına alındı.

1980’den bu yana yapılan özelleştirmelerin %90’ına yakını AKP döneminde gerçekleştirildi. AKP döneminde Türkiye’deki yabancı sermaye egemenliği pekişti.

'MİLLETİN DEĞERLERİ' YURT DIŞINDAKİ BANKA HESAPLARINDA
Bugünse Türkiye ciddi bir ekonomik ve siyasi bunalımın içerisinde. Erdoğan ve devlete çöreklenen yağmacı çete, güzel ülkemizin başına açtığı belaların hepsini eski müttefiklerinin üstüne yıkıp, sorumluluktan kurtulma niyetinde. 

Türkiye’de emekçilerin geçim derdi katlanarak artarken, borçluluk ve yoksulluk girdabı büyürken, kendi servetlerinin astronomik rakamlara nasıl ulaştığını çok iyi biliyorlar.  Man Adası’ndaki, yurt dışındaki kabarık banka hesapları, özelleştirmelerden aldıkları komisyonlar, yandaşlarının cebine doldurdukları paralar, kirli oyunları görünür olmasın istiyorlar. Gerçekleştirdikleri talanın, işledikleri suçların hesabı bir gün sorulacak diye korku içerisindeler. Korkularını aşmanın yolunu, başkalarını korkutmakta, öcüler yaratmakta, güç gösterisi yapmakta, üstü kapalı tehditler savurmakta görüyorlar.

Erdoğan’ın bütün açıklamaları özünde yukarıda açıkladığımız durumla ilgilidir. Boğaziçi Üniversitesi’ni beğenmiyor oluşunun altındaysa üniversitenin ya da üniversite çerçevesinde gerçekleştirilen herhangi bir etkinliğin kapısından içeri adım dahi attırılmaması gereken bir ideoloji yatmaktadır.

 

TÜRKİYE KOMÜNİST GENÇLİĞİ
8 Ocak 2018