Yağma Yok, Sahiller Halkındır!

Yağma Yok, Sahiller Halkındır!

Antalya’nın doğasına ve tarihsel değerlerine yapılan saldırı salgın dinlemiyor, patronlar salgında da yağmaya devam ediyor. Otellerle sahillerin, taşocaklarıyla ormanların, Hes’lerle akarsuların talanından sonra sıra zaten yetersiz olan halk plajlarına geldi.

Belek ve Kadriye plajlarından sonra sermaye, şimdi de Olimpos’a göz dikti. AKP ve patronlar buraları halkın elinden almak için yasal düzenlemeleri hayata geçirmeye çalışıyorlar.

Başında bir turizm patronu bulunan Turizm ve Kültür Bakanlığı, yapmış olduğu imar değişiklikleriyle Serik ilçesinde yer alan Belek ve Kadriye sahillerinde halkın kullanımına ayrılan 1383 metre uzunluğundaki halk plajı sahil bandının 540 metreye düşürülmesini, günübirlik tesis alanlarının küçültülmesini, kamp ve spor alanlarının kaldırılmasını planlıyor. Geri kalan alan ise her zaman olduğu gibi otel yapılması için turizm patronlarına peşkeş çekilecek. Yaklaşık 130 bin nüfusa sahip ilçe halkının  kullanabileceği başka bir sahil bulunmuyor.  

Serik Belediyesi'nin AKP’li başkanı Enver Aputkan, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da katıldığı video konferans toplantısında, bir önceki AKP’li belediye başkanı Ramazan Çalık’ın 500.000 lira rüşvet aldığının itiraf edilmesi, sahillerin patronlara nasıl peşkeş çekildiğini ispatlar nitelikte.

Saldırı sadece Belek sahilleriyle sınırlı değil, Kumluca ilçesindeki Olimpos’a da göz dikilmiş durumda. Birinci derece sit alanı olan Kumluca ilçesindeki Olimpos bölgesini üçüncü derece arkeolojik sit alanına çeviren yeni plan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylandı. Böylece Olimpos’ta da yapılaşmanın önü açılmış oldu.

Sermayenin bu saldırılarına karşı öncelikle ilgili imar planları iptal edilmeli, Belek ve Kadriye plajları halkın kullanımında kalmalı, Olimpos’ta yapılaşmanın önüne geçilmelidir. Çevre ve kültür değerleri sömürücülerin elinden kurtarılmalı, devlet tarafından korunmalı ve halkın kullanımına açılmalıdır. Ormanların ve kıyıların, doğal ve tarihsel zenginliklerin tahrip edilmesi önlenmelidir.

Kapitalizm sadece kentimizi, ülkemizi değil tüm dünyayı yok oluşa sürüklüyor. Ömrünü dolduran bu vahşi sistemin insanlığı ve doğayı yok etmesine izin vermeyeceğiz!

İnsanın ve doğanın sömürülmediği bir dünya için, sosyalizm için örgütlenmeye ve mücadeleye çağırıyoruz.

Sermaye düzeni yıkılsın ki, kıyılar, ormanlar, doğal ve tarihsel zenginlikler yaşasın!

Türkiye Komünist Partisi 

Antalya İl Örgütü