Soma Katliamı Bu Düzenin Normalidir

Soma Katliamı Bu Düzenin Normalidir

6 yıl önce bugün Türkiye tarihinin en büyük işçi cinayeti işlendi. Soma’da bir kömür ocağında tam 301 madenci can verdi. 

AKP’ye göre orası Türkiye’nin en “güvenilir” madeniydi. Enerji Bakanı'nın, patronu yanına alıp kameralar karşısında madene methiyeler düzmesinin üzerinden daha bir yıl geçmemişti. Bu “güvenli” maden 301 madenciye mezar oldu.

Dönemin Başbakanı Erdoğan, olay yerinde yaptığı açıklamada “bu işler madencinin fıtratında var” dedi. Ona göre işçilerin iş cinayetinde ölmesi kader, hayatta kalması kısmet işiydi. Açıklamaya tepki gösteren Somalılar'a polis saldırdı. Müsteşar yere düşürdüğü madenciyi tekmeledi. Erdoğan bir başka madenciyi tokatladı.

Altı yıl önce Soma’da bunlar yaşandı.

Oysa işçilerin çalışırken katledilmesi ne Soma ile başladı ne onunla sona erdi.

Öncesinde tersanelerde, metal fabrikalarında, hasada götürülürken kamyon kasalarında binlerce işçi can verdi. Soma’dan birkaç ay sonra Ermenek’te ocağı basan suda boğularak öldü madenciler. İnşaat işçileri Mecidiyeköy’de otuzuncu kattan yere çakıldılar. Bugün de salgın tehdidini hiçe sayarak çalıştırılan işçiler virüse daha fazla yakalanarak yaşamlarını yitiriyor.

Bunlar bu düzenin “şanssız kazaları” değil normalidir.

Bu düzende normal, patronların kazanması için işçilerin ölümüne çalıştırılmasıdır. Ölüm, sömürünün doğal bir parçasıdır. Bu nedenle iş cinayetleri sona ermiyor.

Oysa işçilerin ölümüne çalışmadığı bir düzen mümkün.

Normal olan işçilerin eşit ve özgür olabilecekleri bir düzende yaşamlarını sürdürmeleridir.

Sömürü sona erecek ve işçiler yaşayacak. 

Bu düzen mutlaka kurulacak. 

Bu düzende işçilerin normali ölüm olmayacak.