Emek düşmanı paketi reddediyoruz!

Emek düşmanı paketi reddediyoruz!

Berat Albayrak’ın açıkladığı ekonomi paketi, seçimlerden çok önce duyurup emekçileri uyardığımız kriz fırsatçılığının hükümet dilinde somutlanmış halidir.

Paket, demokrasiye ve hukuka hiçbir bağlılığı olmayan AKP iktidarının, sermayeye ve ülkenin egemen asalak sınıflarına bağlılığının yeni bir göstergesidir.

Paketin yeni bir şey getirmediğini, ülke ekonomisinin sorunlarına çözüm getirmek bakımından “hafif” kaldığını söyleyen düzen muhalefetinin de bir kez daha sol gösterip sağ vurduğunu söyleyebiliriz: Paket hafife alınır bir paket değildir. TÜSİAD’ın işçi ve halk düşmanı taleplerini yerine getiren, krizi fırsat bilerek bir kez daha patronlara arka çıkıp, işçiyi uçuruma yuvarlayan bir içerik taşımaktadır.

Bunu söylemeden, bu içeriğe güçlü bir biçimde karşı çıkmadan söylenen “beğenmedik”, “hafif bulduk” yollu eleştiriler, tam olarak bu pakete destek vermek anlamına gelecektir.

“Yeni bir şey yok” diyenlerin haklı oldukları tek nokta ise şudur: Patron sınıfının uzun süredir tek bildiği “sömürüyü artırmaktır.” Bunda da sınırları zorlamaktan, giderek tüm emekçi halkın sabrını taşıracak adımlar atmaktan başka yapabilecekleri yeni bir şey yoktur. 

 

Reddediyoruz!

1. Özel sektörün, asalak ve batakçı sermayenin borçlarının “yeniden yapılandırma, fonlara devir” gibi sözlerle kamuya yüklenmesini reddediyoruz. Okullardan, hastanelerden, halkın ihtiyaçlarından sakınılan devlet kaynaklarının asalak sermaye sınıfına dağıtılmasına seyirci kalmayacağız. İstihdam sağlamak, iş yaratmak, üretimi artırmak, ülkeyi yoksulluktan çıkarmak için uygun yolun batakçı patronları kurtarmak olduğu bir yalandır. Çok iyi bilinmektedir.

 

2. İşçilerin, ücretli çalışanların gelecek güvencesini sağlamak iddiasıyla oluşturulmuş, ücretlerden yapılan kesintilerle beslenmiş fonların yine patronlara peşkeş çekilmesi kabul edilemez. Berat Albayrak’ın yaptığı açıklamalar, bir kez daha İşsizlik Sigortası Fonu gibi fonlarda biriken paraların işçi ve emekçilere değil patronlara akıtılacağının ilanıdır.

 

3. Verginin tabana yayılması ile ilgili söylenenler, patronların ve temsilcilerinin utanmazlıkta sınır tanımazlıklarından başka bir şeyle açıklanamaz. “Zenginlerden, en çok kazananlardan, ülkenin bütün zenginliğinin üstüne oturanlardan değil, aşağıdakilerden aldığımız vergiyi artıracağız” kararını ilan etmek için “vergiyi tabana yayacağız” diyenlere iyi bir ders vermek, halkı aptal yerine koymanın hiç iyi bir şey olmadığını göstermek şart olmuştur.

 

4. Bireysel emeklilik uygulamaları, çalışanlar için sosyal güvenliğin ortadan kaldırılmasından başka bir şey değildir. Emeklilik yaşı konusunda yapılanlar, bireysel emeklilik dayatmaları işçi düşmanlığıdır.

Zorunlu BES uygulaması geride bıraktığımız yıllarda tam bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır: İşçiler kendilerine dayatılan sosyal haklarını bırakıp BES’e geçme tercihini reddetmişlerdir. 

Şimdi Albayrak, BES uygulamasının “daha zorunlu, daha kapsamlı” hale getirileceğini söyleyerek, bir kez daha işçi düşmanlığını ve zorbalığını ilan etmektedir.

 

5. Gerek emeklilik gerekse kıdem tazminatları ile ilgili ilan edilen yaklaşımın bir tarafı işçiden alıp, patrona vermektir. Oluşturulan fonlarla işçiden alıp patrona verme politikalarına fonların birleştirilmesi yoluyla soygunun bütünüyle anlaşılmaz hale getirilmesi yaklaşımı eklenmektedir.

Fakat bu saldırının en az bunun kadar önemli bir ikinci boyutu vardır: Kıdem tazminatı ile ilgili planlanan “reform” sadece işçilerin parasal karşılığı olan kıdem tazminatı haklarını ortadan kaldırmayacaktır. Bu şekilde patronlara çok daha büyük bir kıyak yapılmaktadır: Patronlara, işçiyi hiçbir mali yük almadan kolaylıkla işten atabilme olanağı sağlanacaktır.

 

Ekonomik reform paketi, ücretlilerin, işçilerin, emekçilerin aşına, ekmeğine göz koyanların, bununla yetinmeyip işlerine de kastetmelerinin belgesidir.

 

Türkiye Komünist Partisi, seçim takvimi belirlenmeden çok önce ve seçim süreci boyunca patronların kriz fırsatçılığına hazırlandığını, hükümet eliyle bir kez daha halka saldıracaklarını anlatmıştır. Düzen muhalefetinin emekçilere bu saldırıyı göğüslemek adına hiçbir yeni olanak sunmayacağına işaret etmiştir.

Şimdi kriz fırsatçısı patronlara ve onların gerici iktidarına karşı harekete geçme, uyanık olma zamanıdır. 

 

Türkiye Komünist Partisi 

Merkez Komite