Doğanın talanına geçit vermeyeceğiz!

Kıyılar, ormanlar bizimdir
Doğanın talanına geçit vermeyeceğiz!

6831 Sayılı Orman Kanunu madencilik imtiyazlarıyla, turizm istisnalarıyla, 2B uygulamalarıyla delik deşik edilmiş durumdadır. 2018 yılında Kanun’a getirilen Ek Madde 16 ile Orman vasfından çıkarma yetkisi Cumhurbaşkanı’na verilerek orman arazilerinde yapılaşmanın tamamen önü açılmıştı. 7 Ocak 2021 tarihinde yürürlüğe giren Orman Sınırları Dışına Çıkarma İşlemlerine İlişkin Yönetmelik ise yağmanın meşrulaştırılmasında son adımıdır.

Anayasa’nın 169 ve 170. Maddelerine açıkça aykırı olan bu uygulamalar kıyılarımızı, kent yakınındaki ormanlarımızı tehdit etmektedir. 2B uygulamasının ormanlara verdiği tahribat ortadayken, bu yeni düzenleme ile orman arazilerinin istismarı bir kez daha ödüllendirilmekte, gelecekteki istismarlara da zemin hazırlanmaktadır.

Bu uygulama ile imar rantının yüksek olduğu ormanlık alanlar “bilim ve fen bakımından korunması gerekli değildir” denilerek orman vasfından çıkarılacak, taşınmaz geliştirme adı altında devlet eliyle satılacaktır. Anlaşılmaktadır ki, özellikle kıyı bölgelerinde rant değeri yüksek orman arazileri yandaşlara peşkeş çekilecek, yerine orman tahsis edilmesi için gösterilen gayrimenkul değeri düşük arazilere ise göstermelik ağaç dikimi yapılacaktır.

Tüm bu açılardan kabul edilemez olan bu uygulamanın sonucunda orman arazilerimiz yeni bir baskı unsuru ile karşı karşıyadır.

Ormanlar ve kıyılar tüm halka aittir, yönetimi tüm toplumun çıkarları adına alanında uzman bilim insanlarının görüşleri alınarak sağlanmalıdır.

Türkiye Komünist Partisi orman ekosisteminin sınırlarını AKP’nin rant arzularının belirlemesine izin vermeyecektir!

Tüm halkımızı orman ve kıyılarımıza sahip çıkmaya, yağmaya karşı mücadeleyi yükseltmeye davet ediyoruz.

Türkiye Komünist Partisi