21. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı Sonuç Bildirgesi

21. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı Sonuç Bildirgesi

21. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı (IMCWP), 4 yıl sonra bir kez daha Türkiye’de, YKP ve TKP’nin ortak sorumluluğu altında  İzmir’de düzenlenmiştir. 58 ülkeden 74 partiyi temsil eden 137 katılımcı, bu sorumluluğu üstlendikleri için her iki partiye de yoldaşça teşekkürlerini iletmektedir.

Bu yıl, Komintern'in kuruluşunun 100. yıldönümü. Bu yıl, komünist partiler arasındaki dayanışmanın, ortak mücadelelerinin ve geleceği olmayan yıkıcı bir dünya sistemi olarak kapitalizmi alaşağı etmek için devrimci çabalarının bir araya getirilmesinin önemini tekrar tekrar kanıtlayan birçok duruma tanık olundu.

Dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın hakları ellerinden alınmakta ve bu insanlar yoksulluk, işsizlik, mültecilik ve göç konularında giderek kötüleşen sorunlarla yüz yüze kalmaktadır. Tüm bunlar tarihsel olarak miadını doldurmuş bir toplumsal sistemin sonuçlarıdır. Sömürüye ve tekellerin kârına dayanan bir kalkınma mantığının sonucu olarak sınıf çelişkileri ve emperyalistler arası rekabet keskinleşmektedir.

Emek-sermaye çelişkisi, kapitalizmin sömürücü, baskıcı ve saldırgan karakteriyle birlikte derinleşmekte ve yük her zaman olduğu gibi işçi sınıflarının sırtına yüklenmektedir.

Emperyalist saldırganlığın sonucu olarak rekabet, savaş alanları ve gerginlikler büyümektedir. Başlarını ABD ve AB içindeki diğer güçlü kapitalist güçlerin çektiği emperyalist güçler tarafından artan sayıda askeri harekâtlar, saldırılar, istikrarsızlaştırma girişimleri, yaptırımlar, ablukalar gerçekleştirilmektedir. NATO’nun üye devletleri üzerindeki askeri harcamalarını artırma, nükleer silahlara yapılan harcamaları artırma ve askeri amaçlı uzay araştırmaları, “Avrupa ordusu” kurma planları, askeri tatbikatlar ve eğitimler, dünyada güvenlik ve barışı sağlamayı değil tekellerin çıkarlarını desteklemeyi ve dünya halklarına emperyalist egemenliği dayatmayı amaçlamaktadır.

Son zamanlarda Amazonlar’ın kapitalist çıkarlar için yok edilmesi de dâhil olmak üzere, tekellerin kâr hırsı doğayı yağmalamaktadır. Milyonlarca insan temiz içme suyu bulamamakta, insanların üçte biri temel hijyenik olanaklardan mahrum kalmakta, deprem, sel ve kasırga gibi doğal afetler ciddi toplumsal ve çevresel sonuçlara yol açmaktadır.

Bilimsel ve teknik gelişmelerin sermayenin kontrolünde olması, insanlığın gelişimine hizmet etmek yerine yıkıcı bir potansiyel taşımaktadır. Bilim ve teknolojinin ilerlemesinin insanlığın büyük sorunlarını çözmek için yarattığı muazzam olanaklar, yalnızca işçi sınıfının egemenliği altında insanların yararına kullanılacaktır. Sosyalizm, tek çözüm olmasının yanı sıra, çevrenin yağmalanmasına karşı yaşamsal bir zorunluluktur.

Tüm zorluklara rağmen, emek-halk güçleri sermayenin saldırısına karşı tepki göstermektedir. İnsanların, demokratik hakları savunmak için işgallere, emperyalist tehditlere ve müdahalelere karşı direnişleri ile grevler ve diğer emek mücadeleleri de gelişmektedir.

Asya Pasifik bölgesindeki gelişmeler endişe verici bir haldedir. Ülkeler arasındaki mevcut ihtilaf ve çatışmaları çeşitli konularda kullanan ABD ve diğer ülkeler bu bölgenin barış ve istikrarını dengesizleştirmeye çalışmaktadır. Bu duruma karşı, mevcut durumun barışçıl yollarla üstesinden gelinmesi için bütün ülkelerin egemenlik haklarına ve uluslararası yasalara saygı göstererek halkların birlikte hareket etme çabalarını birleştirmesi gerekmektedir.

IMCWP, özellikle ABD emperyalizminin ve Basra Körfezi'ndeki müttefiklerinin bölge halkları ve dünya halkları için yarattıkları çok tehlikeli duruma dikkat çekmekte ve İran'a yönelik tehditleri şiddetle kınamaktadır. Bu şartlar altında, emekçi halkın direnişine ve mücadelesine öncülük etme sorumluluğuna sahip komünist partiler ile sınıf odaklı işçi örgütleri ve toplumsal, halkçı, ilerici hareketler arasındaki enternasyonalist dayanışmayı güçlendirmek gerekmektedir.

Katılımcılar, Doğu Akdeniz bölgesindeki durum dünya barışını tehdit ederken karmaşık koşullar altında mücadele eden özellikle Türkiye ve Yunanistan halklarına ve iki ülkenin komünistlerine dayanışma duygularını iletmektedirler. Türkiye ile bölgedeki diğer birkaç ülke arasında artan gerilimler, özellikle Akdeniz'de enerji kaynakları aranması hakkına ilişkin Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesi'ne uluslararası hukuka aykırı bir şekilde müdahale edilmesi, yalnızca bölge halklarını değil daha geniş bir alanı etkileyecek askeri bir çatışmaya dönüşebilir. Komünist ve işçi partileri, bölgedeki barışı koruma, tekellerin ve emperyalist güçlerin çıkarlarına ve kapitalist sömürüye karşı halkların her ülkede ortak eylemlerini ve dostluklarını güçlendirme görevlerini yerine getireceklerdir.

21. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısına katılan partiler, aşağıdaki ortak eylem ve dayanışma gösterilerine ÇAĞRI yapmaktadır:

●      Emekçiler ve halkın hakları için grevler ve diğer mücadelelerle

●      Komünistlerle ve zulüm, yasak ve saldırılarla karşı karşıya kalan diğer devrimci militanlarla demokratik  haklar ve özgürlükler için, komünizm düşmanlığına ve sosyalizm tarihinin ve devrimci hareketin çarpıtılmasına karşı, 75 yıllık faşizme karşı zaferi anarak ve özellikle de Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen son kararı kınayarak

●      V.I. Lenin’in doğumunun 150., Engels’in doğumunun 200. yıldönümünün geniş çapta kutlanması için

●      Yoldaşlarımız Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht'i öldürülmelerinin yüzüncü yılında anmak için

●      ABD'nin başını çektiği emperyalizmin siyasal, ekonomik ve askeri kuşatması ile karşı karşıya olan Sosyalist Küba ile, Küba'ya karşı Amerikan ablukasına son verilmesi talebiyle

●      Tüm bölgenin istikrarsızlaştırılmasına katkıda bulunan Türkiye hükümetinin Suriye'deki askeri müdahalesi ile Lübnan, Suriye ve İran'da İsrail'in saldırılarını içeren ABD ve müttefiklerinin emperyalist askeri müdahalelerine karşı savaşan emekçi halklarla; Yemen, Libya ve Donbas haklarıyla ve Kiev'deki gerici milliyetçi rejime karşı savaşan komünistlerle; emperyalizm ve gerici rejimlerin eziyetine uğrayan Kürt halkının kendi geleceklerine karar verme hakları için

●      Yemen halkının yabancı müdahaleler olmadan kendi geleceklerine karar verebilme haklarını destekleyerek, binlerce insanın hayatını kaybettiği bir drama yol açan Suudi Arabistan ve müttefiklerinin sürdürdüğü savaşın sonuçlarından muzdarip Yemen halkıyla

●      İşgalin sona ermesi için ve kendi kaderini tayin etmek adına, BM kararları ile uyumlu, Filistin halkının direnişini destekleyen, İsrail'in suç teşkil eden uygulamalarını ve sözde "yüzyılın anlaşması" adlı emperyalist öneriyi kınayarak, Doğu Kudüs'ün başkenti olduğu ulusal, bağımsız bir devlet kurulması için Filistin halkıyla

●      Kıbrıs halkı ve yabancı işgalcilere karşı mücadele eden bütün halklarla

●      Yabancı işgal ile mücadele eden Batı Sahra halkı ile

●      ABD ablukasına, istikrarsızlaştırmaya, tek yönlü ve sınır ötesi baskılara, ekonomik ve bankaları kapsayan yaptırımlara ve askeri saldırganlık tehdidine karşı mücadele eden Kore, Venezuela, Nikaragua, Bolivya ve İran hakları ile

●      Hükümetin dayattığı kemer sıkma politikalarına karşı mücadele eden Ekvador halkıyla

●      Burjuva hükümetinin barış anlaşmalarına uymamasının sonuçlarından, devrimci toplumsal ve siyasi harekete yöneltilen zulüm ve ölümlerin artışından zarar gören Kolombiya halkıyla birlikte

●      Özellikle Sudan, Pakistan ve Lübnan halkının yanı sıra Orta Doğu ve Afrika bölgesindeki diğer halklar da dahil olmak üzere, gerici rejimlere karşı mücadele eden halklarla

●      Irak halkının mücadelesiyle, meşru taleplerini destekleyerek

●      Halkçı, emperyalizm ve siyonizm karşıtı mücadelelerin suç sayılması çerçevesinde haksız yere cezalandırılan siyasi tutuklular ile; ırkçı, faşist ve gerici saldırılara ve ağır sömürüye maruz kalan birçok ülkedeki sığınmacı, göçmen ve yerli halk ile

●      Baskıya, ayrımcılığa ve sömürüye karşı kadınların hakları ve özgürleşmesi için

●      Gençliğin ücretsiz eğitim, çalışma hakkı, sömürüsüz bir yaşam mücadelesi için

●      İşçi sınıfı ve halkların çıkarları açısından çevrenin tahribatına karşı

●      Militarizm ve savaşa karşı, barışı ve egemenliği savunmak için, ABD/NATO yabancı askeri üstlerine karşı, NATO’ya karşı, tüm kitle imha silahlarının yok edilmesi için, nükleer silahlanmadaki artışının ve ABD’nin silahlanmayı sınırlayan uluslararası anlaşmaları bozma çabalarının kınanması için

●      Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 75. Yıldönümü vesilesiyle, Sovyetler Birliği’nin ve diğer sosyalist ülkelerin katkısıyla ve önceki on yıllardaki güçler dengesi sayesinde ortaya çıkmış uluslararası anlaşmaları ve BM kararlarını bile ihlal etmekten çekinmeyen emperyalist müdahaleleri kınamak için

●      Dayanışma görevimizin bir parçası olarak, 28-30 Kasım tarihlerinde Şam’da organize edilecek Suriye halkı ile dayanışma toplantısı ve önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek diğer dayanışma görevleri ve etkinlikleri aracılığıyla

21. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısına katılan Komünist ve İşçi Partileri, bu etkinliği düzenlemeye yardımcı olan tüm yoldaşlarımıza içtenlikle teşekkür eder. Son olarak, kuruluşlarının 100. Yıldönümüne girecek olan bütün komünist partileri yoldaşça selamlar.

Yaşasın Proleter Enternasyonalizmi!

Yaşasın Devrim ve Sosyalizm!