TKP'nin Sesi - Ocak 2010
Değerli dostlar, yoldaşlar;
TEKEL işçilerinin bir ayı aşkın bir süredir her tür baskı ve şantaja boyun eğmeyerek yürüttükleri anlamlı mücadele geçtiğimiz Pazar günü Ankara’da yapılan büyük mitingle yeni bir karakter kazandı. Bu miting, direnen TEKEL işçisinin her geçen gün daha fazla kişiye umut verdiğini, giderek daha fazla kişinin kendini TEKEL işçisiyle özdeşleştirmeye başladığını gösterdi.
TEKEL işçileriyle dayanışmayı başından beri öncelikli görev olarak gören partimiz, Ankara’daki miting sırasında da kitlesel ve kararlı katılımıyla yüz bin kişilik bu büyük eylemin yurtsever, devrimci ve sosyalist karakterini güçlendirdi. Önümüzdeki günlerde TKP, başta TEKEL işçisi parti üyeleriyle olmak üzere işçilerle sürekli temas halinde bulunarak direnişin başarıya ulaşması için mücadelesine devam edecek ve Tek Gıda-İş yönetiminin kararlı duruşunu güçlendirmek için bütün olanaklarını seferber edecektir.
Hiç kuşkusuz, TEKEL işçisinin mücadelesi tek başına TEKEL işçisini ilgilendirmemektedir. Zaten direnişin bu kadar uzun soluklu olmasının nedenlerinden biri, TEKEL işçisinin tüm emekçiler için mücadele ettiğinin bilincine varmasıdır. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde işten çıkartıldıktan sonra direnişe geçen itfaiyeciler de aynı bilinçle Ankara’daki mitinge gelmiş, TEKEL işçilerininm kendileri içinde mücadele ettiklerinin farkında olduklarını kürsüden dillendirmişlerdir.
Bundan sonra temel görevimiz hem TEKEL işçisinin direnişine güç vermeye devam etmek hem de mücadeleyi yaygınlaştırıp TEKEL işçisinin üzerindeki yükü hafifletmektir. TEKEL örneği AKP’nin nasıl geriletileceğini ortaya çıkarmıştır. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Ankara mitingiyle ilgili olarak “Meclis’teki muhalefet partilerinden korkmam ama sokaktaki vatandaşın bize karşı tepki duyması beni üzüyor” demesi yeterince açıklayıcıdır.
Toplumun geniş kesimlerinde sözde asker-AKP kutuplaşmasının yerine gerçek, sınıf eksenli, işin içinde halkın olduğu bir saflaşmanın geçmekte olduğu düşüncesi olgunlaşmaya başlamıştır.
Bu noktaya gelinmesinde Türkiye Komünist Partisi’nin rolü inkar edilemez. Ancak henüz işimizin başındayız ve bu tarihsel dönemin gereklerini yerine getirmek için çok daha fazlasını yapmamız gerekecek.
Sevgili partililer, dostlar;
Türkiye’de gündemin çok hızlı değiştiği açık. Bu nedenle hızlı hareket etmek, belirlediğimiz hedefler için bir an önce çalışmaya başlamak gerekiyor. Ayda bir yaptığımız bu toplantıların hemen ardından gelen günler özellikle kritik. 10 gün, 15 gün sonra belki çok daha farklı bir gündemle hareket etmek durumunda kalacağız.
Bu nedenle aşağıdaki doğrultuda bütün çalışma alanlarında neler yapılabileceğini hızla değerlendirip, kolları sıvamalıyız:
1. TEKEL işçileri ve onların örgütlü olduğu Tek Gıda-İş Genel Grev çağrısı yapmaktadır. Bu çağrıya Türk-İş yönetimi şimdiye kadar kulak asmamıştır. Ayrıca diğer iki büyük konfederasyon KESK ve DİSK’in TEKEL işçileriyle dayanışma konusunda şu ana dek üzerlerine düşeni yaptıklarını söylemek zordur. Bu anlamda eğer bir sendika ya da meslek örgütüne üyeysek (özellikle TTB ve TMMOB), şube yönetimlerine, ve genel merkeze TEKEL işçisinin Genel Grev talebine kayıtsız kalınmaması gerektiğine ilişkin örnek mektup gruplar halinde imzalanarak yollanmalıdır. Konfederasyonların 26 Ocak'ta yeniden toplanıp “genel grev” konusunu görüşeceklerini açıklamış olmaları, ne yazık ki onların kararlılığını göstermemektedir. Bizim yapmamız gereken, Türkiye işçi sınıfının topyekun eylemlilik içine girmesinin yollarını aramaktır.
2. Türkiye Komünist Partisi, TEKEL işçilerinin eylemine halkın desteğini artırmak, direnişin toplumsal meşruiyetini güçlendirmek için diğer kentlerden Ankara'ya belli süreliğine kadro kaydırmaktadır. Bu işlemin partinin yürümekte olan diğer çalışmalarını engellememesi için, diğer partililerin Ankara'ya giden yoldaşların boşluğunu hissettirmeyecek bir tempoda çalışmaları gerekir.
3. Olası bir büyük eylem durumunda çok daha büyük bir kalabalığı toplayabilmek için şimdiden hazırlık yapılmalıdır. Bu amaçla, Ankara’daki mitingin neden önemli olduğu mümkün olduğunca fazla kişiye anlatılmalıdır. Bir genel grev ya da uyarı grevi durumunda Türkiye'nin her yerinde büyük eylemler gerçekleşecektir. Hem bu eylemlerin hem de grevin başarılı olması için her alanda ön çalışmalara başlanmalıdır.
4. Büyük bir sorumlulukla hem okullarını en iyi şekilde sürdürmeye çalışan hem de memlekete sahip çıkma bilinciyle hareket eden öğrenci arkadaşlarımıza karşı üniversitelerde ardı ardına soruşturma açılmaktadır. Biz bu hukuksuzluğa boyun eğecek değiliz. Siyasi ve hukuki yollarla bu uygulamaları geri püskürteceğimiz gibi, bu suça ortak olanları insan içine çıkamaz duruma düşüreceğiz. Bu bağlamda öğrenci velileri arasında başlatılan imza kampanyasını hemen yaygın bir biçimde örgütleyeceğiz.
5. Aylık toplantılarımız, TKP’nin birimlerine denk düşen çalışma alanlarında yapılmaktadır. Bu toplantılarımızda a) AKP’yi ve genel olarak sermaye sınıfını o çalışma alanında güçlü kılan araçlar ya da mekanizmalar (dernek, sendika şubesi, basın, yerel yönetim vb.) içerisinde kritik olanlarını saptayıp, buraya dönük hedefler belirlemeli b) Çalışma alanımızda AKP iktidarının en büyük tahribatını saptayarak bu tahribatın teşhiri ve mümkünse giderilmesi için yaygın çalışma başlatmalıyız. Bunun kabaca anlamı şudur: Artık, karşıt siyasi ve ideolojik odakların hakimiyetlerine meydan okumaksızın sosyalizm mücadelesini daha ilerilere taşımak olanaksız hale gelmiştir. AKP hükümetinin ve onun zihniyetinin ataklarını savuşturmaya çalışmak ve onları teşhir etmekten, bazı alanlarda onların hegemonyasına son vermeye geçilmesi gerekir. Buna denk düşen hedefler en kısa sürede belirlenmelidir.
TKP Siyasi Büro
| Ek | Boyut |
|---|---|
| TKP' nin Sesi - Ocak 2010 (pdf) | 114.2 KB |









