TKP'nin Sesi - Kasım 2009

20 Kasım 2009

Değerli dostlar, yoldaşlar,

2010 yılına bir ay kadar bir süre kaldı. Türkiye Komünist Partisi, Türkiye’nin siyasi tansiyonunun giderek yükseleceğini, birbuçuk yıl içinde yapılacak olan genel seçimlerin hemen ardından toplumsal gerilimlerin artacağını öngörüyor.

Türkiye, ülkemizin emekçi halkı böylesine tarihsel bir dönemde sahipsiz bırakılamaz. Partimiz şu anda temel olarak AKP tarafından temsil edilen piyasacı, işbirlikçi, gerici zihniyete karşı mücadelenin ancak sosyalizm bayrağı altında güçlenebileceğini ısrarla vurguluyor. Toplumda emperyalizme karşı bağımsızlıkçı, yurtsever bir konumlanış içinde olanların tamamının sosyalist bir perspektife sahip olmadığı açık. Yine dincileşme karşısında aydınlanmacı tepkiler verenler arasında sosyalist bir Türkiye isteyenlerin sayısı hâlâ oldukça düşük. İşten çıkarmalar, düşük ücretler, taşeronlaştırma gibi politikalara karşı sesini yükselten emekçilerin ancak bir bölümü sosyalizmin gerçek kurtuluş olduğuna inanıyor.

Çoğalmamız gerekiyor. Büyük bir hızla.

Gericiliğe karşı mücadelede, bağımsızlık mücadelesinde herkesin komünist olması gerekmiyor. Hakkını aramak için patronun karşısına dikilen işçilerin ille de komünist olmasını beklemek son derece saçma.

Ama Türkiye’de piyasacılığa, gericiliğe, emperyalistlere ve onların işbirlikçilerine karşı mücadelenin bugünkü etkisizlikten kurtulmasının tek yolu, komünistlerin, yani meselelere sınıfal bakan ve sosyalizmi hedefleyen TKP’nin güçlenmesi.

TKP’nin tutarlı ve sağlıklı bir programı, sürekli doğrulanan öngörü yeteneği, donanımlı kadroları, saygınlığı ve küçümsenmemesi gereken bir eylem gücü var. Eksik TKP’lilerin, TKP ile birlikte hareket edenlerin ve TKP’yi destekleyenlerin azlığıdır.

Bu sorun derhal çözülmelidir.

Türkiye Komünist Partisi, önümüzdeki genel seçimlere kadar sürecek bir planlama ile hareket ediyor. Bu planlamanın ilk evresi, yani “2010’a Hazırlan” sloganı ile hareket ettiğimiz dönem kapanmak üzere. Bu süre boyunca Türkiye Komünist Partisi’ne çok sayıda yeni üye katıldı, partiye dönük ilgi arttı ve TKP çalışma tarzında önemli ve olumlu değişikliklere imza attı. İkinci evreye adım atıyoruz. Partimiz seçim dönemine kadar, yoğun bir örgütlenme çalışmasına geçiyor. Daha önceki örgütlenme pratiklerinden farkı, partinin ağırlığı “alan hakimiyeti”ne verecek olmasıdır.

Gericilik ve liberalizmin bazı alanlarda hegemonyasını kırmadan, onların elde ettiği psikolojik üstünlüğe kimi noktalarda son vermeden ne çoğalmamız ne de yakın gelecekte sosyalizm mücadelesi açısından anlamlı mevziler elde etmemiz olanaklı.

TKP, 29 Mart yerel seçimlerinden sonra dişe diş bir ideolojik mücadele döneminin açılacağını ileri sürmüştü. İdeolojik mücadele karşı taraf için toplumun aklını tutsak etmekse, bizim için emekçi kitlelerin aklını özgürleştirmektir.

Burada yerelcilik hastalığına düşmeden, Türkiye’nin merkezi siyasi gündemlerine, onları tek tek çalışma alanlarımızda gericiliği geriletecek, bizi başat aktörlerden biri haline getirecek biçimde yeniden üretmek önem kazanıyor.

Fabrikada, işyerinde, okulda, mahallede, sendikada, dernekte, bulunduğumuz her yerde, gelişmelere etkide bulunan, bazı noktalarda ise belirleyen güç olmak durumundayız.

Mücadeleye çağırmak yetmiyor. Her çalışma alanında sosyalizmden yana güçlerin nerede ve nasıl konumlanacağına, nasıl bir taraflaşma yaratacağına ve hangi araçlarla hegemonik güç olucaklarına ilişkin tartışma ve planlamaya gereksinimimiz var.

Bu bağlamda tek tek çalışma alanlarımızda,

1. Farklı düzlemlerde ve iç içe geçerek de olsa, Türkiye’nin yakın geleceğinde arayışa gireceği ve ideolojik açıdan hareketlilik yaşaması olası dört kesimin (işçi ve emekçiler; Aleviler; Kürtler; kemalizmin sistemden umudu kesen ve yüzünü sola dönen unsurları) ağırlığı, konumlanışı, tercihleri, örgütlenme pratikleri, beklenti ve sorunlarının belirlenmesi

2. Bu kesimlerin her birine dönük seslenme araçlarının gözden geçirilmesi

3. Siyasal ve ideolojik hakimiyeti sembolize eden mekan, kurum ya da kişilerin saptanması

4. Siyasal ve ideolojik etkiyi artıracak araçlara karar verilmesi, bu araçların yaratılması

5. AKP’nin kök salma ve örgütlenme tarzının incelenmesi ve bu mekanizmaların etkisinin nasıl azaltılacağının bulunması

6. Sosyalizmin somut bir gereksinim olarak hissedilmesine yarayacak özelliklerinin belirlenmesi

7. Geçmiş seçim pratiklerinde insanların TKP’ye oy vermemesinin nedenlerinin bulunması

8. Geçmiş seçimlerden herhangi birinde TKP’ye oy verenlerin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Bütün çalışma alanlarında TKP’liler ve yakın dostlarımızın bu başlıklarda hızla bir değerlendirme yapmaları ve hazırlıklara başlamaları gerekmektedir. Sosyalizmin kalesi haline gelecek işyerleri, mahalleler, okullar, sendikalar için! Gericiliğin, liberalizmin söklülüp atılması için!

Bu kararlılıkla, 25 Kasım günü bir kamu emekçisi olarak greve çıkıyor, bir yurtsever olarak grevci emekçiyle dayanışıyor, eylemlere katılıyoruz.

Kolay gelsin dostlar, yoldaşlar...

TKP Siyasi Büro

EkBoyut
TKP'nin Sesi - Kasım 2009 (pdf) 92.46 KB