İTÜ’den AKP’ye geçit yok

12 Eylül 2008

12 Eylül 2008 Cuma günü Yurtsever Cepheli Öğrenciler İstanbul Teknik Üniversitesi açılış törenine katılan Tayyip Erdoğan’ı protesto ettiler. Saat 10:30’da üniversite içerisinde toplanan öğrenciler, üniversitelerin gerçek sahipleri olan akademisyenler ve öğrencilerin alınmadığı açılış toplantısını ve toplantıyı adeta seçim meydanına çeviren Erdoğan’ı törenin yapıldığı binanın önünde gerçekleştirdikleri basın açıklaması ile protesto ettiler.

Basına ve kamuoyuna,

Bugün 12 Eylül 2008. 28 sene önce bugün ülkemizde, emekçilerin tüm kazanılmış haklarını elinden almak, halkımızı örgütsüzleştirmek, bir daha belini doğrultamaz hale getirmek için bir askeri darbe gerçekleştirildi. 12 Eylül 1980’de generaller, Amerika’daki büyük abilerine, bundan sonra Türkiye’de amerikancılığın, piyasacılığın, gericiliğin ve çürümenin hüküm süreceğini müjdeliyordu.

12 Eylül darbe ile başladı ama darbe ile bitmedi.

Özal geldi, Demirel geldi, Mesut Yılmaz geldi, Çiller geldi...

1984’te Türkiye’de ilk özel üniversite kuruldu. Çürütmeden, üniversiteyi teslim alamayacaklarını biliyorlardı. Üniversiteyi piyasayla bütünleştirdiler. Piyasayla bütünleştikçe üniversiteler çürüdü. 12 Eylül sürdü.

Sene 2008.

Boğazlarımızdan, 70 yıllık anlaşmayı hiçe sayarak, savaş kışkırtıcılığı yapmak üzere Amerikan savaş gemileri geçiyor.
Tarikat lideri Fethullah Gülen, fahri cumhurbaşkanımız.
Üniversitelerimizde akademisyenler, savaş örgütü NATO’ya, emperyalist AB’ye ve piyasaya proje üretmekle meşguller.

Türkiye Cumhuriyeti çözülüyor. Türkiye Cumhuriyeti gerçekten de felaketin eşiğinde… AKP, cumhuriyetin emekçi halkımız açısından tüm kazanımlarını tasfiye ediyor. Tabii ki üniversitelerimize de saldırıyor. NATO’culuk, Avrupa Birlikçilik, Amerikancılık, piyasacılık ve gericilik üniversiteleri teslim almak istiyor. Yeni YÖK Başkanı’nın niteliği, Abdullah Gül’ün rektör atamaları, üniversite reformu adı altında ünversiteleri bütünüyle özelleştirme planları, eskiden gittiği yere ilericiliği taşıyan üniversitelerin şimdi eli silahlı veya takunyalı tiplerle anılması, bu teslim alma girişiminin örnekleridir. Üniversite ve üniversiteli, kimliğinden uzaklaştırılmaya, kuşatılmaya çalışılıyor. Geçen sene bu sürecin adını koymuştuk. Üniversiteye karşı yürütülen bu kuşatma hem gericidir, hem işbirlikçidir. Bu kuşatmanın adı Haçlı Seferi’dir demiştik.

Şimdi bu tespiti yaparken ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha üzülerek görüyoruz. “Türbana özgürlük” imzacısı “akademisyenler” üniversitelerimize rektör atanıyorlar. AKP, üniversiteleri teslim almak için elinden geleni yapıyor, yoluna taş koyabilecek herkesi tasfiye ediyor. 12 Eylül sürüyor.

Yeni İTÜ Rektörü Muhammed Şahin, okulumuzun açılış törenine Kasımpaşa imamını davet etmiş. Sanırız kendisine hediye edilen makamdan dolayı teşekkür borcu duyuyor. İTÜ’de bundan sonra aydınlanmacılıktan, ilericilikten, bağımsızlıktan yana bir ses çıkartmamak için elbirliğiyle çalışacaklarına and içecek olmalılar. Kolay sanıyorlar.

Öyleyse borcumuzdur. Üniversitelerimizi teslim almanın o kadar kolay olmadığını göstermek. Bu gericilere, işbirlikçi liboşlara, bu çakallara hadlerini bildirmek... Gençliğin yurtsever sesini üniversitelerimizde yankılatmak Harun Karadeniz’lere borcumuzdur.

Muhammed Şahin ve Tayyip Erdoğan, 12 Eylül’ün öz çocuklarıdır. Doğumgünü kutlaması için yanlış yer seçtiniz! Gidin doğumgünüzü Amerika’da Fethullah’ın yanında kutlayın!

İTÜ sahipsiz değildir! Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da okulumuzda bağımsızlıktan, aydınlanmacılıktan, kamuculuktan yana gençliğin sesi yankılanacaktır!