TKP Kıbrıs sorununa nasıl yaklaşıyor?



Kamuoyuna unutturulan bir gerçek, Türkiye Cumhuriyeti devleti için 1950’lere kadar “Kıbrıs sorunu” diye bir konu olmadığıdır. Yüzlerce yıl Osmanlı’nın elinde tuttuğu toprakların Britanya tarafından işgal ve ilhak edilmesi karşısında Türkiye, yerine göre farklı pozisyon almış, Misak-ı milli’nin dışında kalan Kıbrıs’ın sömürgeleştirilmesi ise 20. yüzyılın bir verisi, statükosu olarak kabul etmiştir.
Ta ki, Kıbrıslı Rumların ağırlıkta oldukları sömürgeciliğe karşı bir mücadele yükselene dek!
Yürütülen kurtuluş mücadelesinin içerdiği milliyetçi tonlar, müslüman halkın sömürge yönetimiyle daha yakın konumlanması nedeniyle sivrildi, Kıbrıslı Rumların önemli bir kesimi kurtuluşu bağımsızlıkta değil Yunanistan’la birleşmekte görebildi.
Bu noktada Türkiye’nin devreye girmesinin anlamı son derece açık olmalıdır. Çelişki Kıbrıs halkı ile emperyalist Britanya arasında olmaktan çıkartılmak, Türkler ve Rumlar, dolayısıyla Türkiye ve Yunanistan arasına yerleştirilmek ve halk bölünmek istenmiştir. İki NATO üyesi emperyalizmin denetiminden çıkma eğilimi gösteren stratejik ada halkını düpedüz duzağa düşürmüşlerdir. İçerdeki milliyetçi, şoven güçlerle birlikte...
Ada halkının bağımsızlık, barış ve içerde kardeşliğin tesisi diye bir sorunu vardır. Yunanistan ve Türkiye’nin yayılmacı eğilimleri ise antiemperyalist yükselişi engelleme amaçlıdır. Türkiye kontrgerillasının ilk antreman sahası sayılabilir Kıbrıs.
Tuzak bağımsız Kıbrıs devletiyle sürdürülmüştür.
Hassas dengeler ve güvensizlik üstüne kurulan, son derece kırılgan, Britanya üslerinin ve üç “garantör”ün tehdidi altındaki bu küçük ülke bağımsız varlığını uluslararası alanda Sovyet dengesine yaslanmakta aradı. Küçük Kıbrıs Bağlantısızlar Hareketinin önemli bir unsuru haline geldi.
Tuzağın bu solculaşmayla boşa çıkartılması karşısında silahlar çekilir. 1974’te NATO üyesi Yunanistan bir faşist darbe düzenler ve NATO üyesi Türkiye adanın bir bölümünü işgal eder. Öyle ki Lefkoşa’yı bölen sınır çizgisi Britanya Büyükelçiliğine denk gelmektedir!
Türkiye Komünist Partisi bugün Kıbrıs’ın emperyalizmden temizlenmesini ve birliğini savunmaktadır.
Anti-emperyalist, ilerici, bağımsızlık yanlısı güçlerin uluslararası alanda ağırlık kazanmış tezi, iki bölgeli iki toplumlu bir federasyondur. Bunca komployla örülmüş bir sorun varken Kıbrıs’ın iki kesimi, Yunanistan ve Türkiye’nin ilerici, emekçi güçlerinin enternasyonalist bir odak oluşturmaları ve emperyalizme, şovenizme, gericiliğe karşı bir karşı-ağırlığı örgütlemeleri öncelikli görevdir.

(Son gelişmelere ilişkin bir haber-yorum için bakınız: http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/akp-kibrisli-turkler-icin-ne-y... )