temel belgeler bildiriler broşürler yayınlar iletişim ANASAYFA
Maltepeli yurtseverler yeni lokallerini açtı
2 Temmuz 2007, Pazartesi

Yurtsever Cepheli Maltepeliler dün büyük bir coşku ve kalabalıkla Beşçeşmeler Meydanı'ndaki Yurtsever Cephe Lokali ve TKP seçim irtibat bürosunun açılışını yaptılar.

Seçim çalışmaları içerisinde "bu memeleket bizim" diyerek bildiri dağıtan, gazete satan Yurtsever Cepheli gençler dün bir yanda da Maltepe halkını, açılışı yapılacak olan Yurtsever Cephe Lokali ve TKP seçim irtibat bürosuna çağırdılar. Saat 17.00 civarında, büyük bir kalabalığa ulaşan irtibat bürosunun önünde, etkinlik alkışlarla başladı.

"AKP ile CHP'nin farkı bir bez parçası"
İlk konuşmayı TKP İstanbul 1. Bölge milletvekili adayı olan Ayhan Erdoğan yaptı. Erdoğan sözlerine "Bugün 2 Temmuz'da Sivas'ta katledilenlerin anmaları yapılıyor. Bu katliamın hesabını soracağız, unutturmayacağız" diyerek başladı. Bu seçimlerin ne kadar gerçek olduğunu soran Erdoğan tüm partilerin seçim bildirgelerinin aynı olduğunu ama ülkenin iktisadi durumunun bu benzerlikleri kaldırabilecek durumda olmadığını belirtti.

Ülkenin AKP iktidarında, borç faizi olarak dört yıl içerisinde ödemiş olduğu miktarın 148 milyar dolar olduğunu belirten Erdoğan, şimdi bunlara muhalefet edenlerin iktidarda olduğu dönemlerde ödenen faiz miktarının 128 milyar dolar olduğunu söyledi. "1975-2007 yılları arasında ödenen faiz 410 milyar doları aşmış durumdadır" diyen Erdoğan, bu faizlerin ödemesinin IMF tarafından organize edildiğini belirtti. "Peki, IMF'ye hayır diyenlerin serbest piyasaya itiraz ettiğini gördünüz mü" diye soran Erdoğan, bu borçlar emekçilerin sırtından ödenmektedir dedi.

AB'yi demokratik bir kuruluş olarak görenlerle aynı kulvarda olamayacaklarını anlatan Erdoğan "Hayır demek serbest piyasa ekonomisine hayır demektir. Bu ülke sosyalizm ile kurtulacak. Özgürlük emekten, ezilenden, işçi sınıfından yana olarak mümkün olur" dedi.

Erdoğan "Halkımıza vereceğimiz bir söz var: Sömürge ilişkilerini reddediyoruz. Adaylığımız örgütlü mücadeleden geliyor. Sürüden ayrılma zamanı derken halkı örgütlü topluma davet ediyoruz" dedi.

AKP ve CHP'nin parti programlarındaki tek farkın bir bez parçası olduğunu söyleyen Erdoğan, bunun da türban olduğunu dile getirdi.

Erdoğan "CHP yapılan özelleştirmeleri altyapısı hazırlanmadığı için kabul etmiyormuş. Biz diyoruz ki özelleştirilen tüm sektör mallarını geri alacağız. Yağmaya son vereceğiz. Bugün demokrasiden bahsediyorlar. Demokrasi kimin demokrasisi, özgürlük kimin özgürlüğü. Bunu tanımlayın. Emekten yana olmak soyut bir kavram ve yetmez. İşçi sınıfının iktidarından yana olacağım, sosyalizmden yana olacağım diyeceksin. Bu ülkenin tek alternatifi serbest piyasa ekonomisine karşı çıkmaktır" dedi.

"Mecliste çiçekler açtıracağız demiyoruz"
Ardından söz alan ve İstanbul 1. bölgeden milletvekili adayı olan metal işçisi Kemal Parlak da bütün düzen partilerinin Vaşington'dan, Brüksel'den emir aldıklarını, hepsinin birbirinin aynısı olduğunu, içinde bulunduğumuz dönemin de emperyalizme tamboy teslim olunan bir dönem olduğunu belirtti. Bizi bu yağmacılara mahkum ettiler diyen Parlak: "Solcu olmak örgütlülüğü savunmak demektir. Bizim öyle diğer partiler gibi vaadlerimiz yok. Beni seçerseniz mecliste çiçekler açtıracağım demiyorum. TKP'ye oy verirseniz Türkiye'deki örgütlü mücadeleye önemli bir katkıda bulunmuş olursunuz. TKP'ye oy verirseniz düzenin sınırı bilinmeyen saldırılarına dur demiş olursunuz, TKP'ye oy verirseniz emperyalistlere size borcumuz yok demeye önemli bir katkı yapmış olursunuz. Verdiğiniz her oy Türkiye işçi sınıfının ayağa kalkmasına neden olacaktır. Bunların hepsi halkın gözlerinin içine baka baka yalan söylüyor. Çünkü bu halkı sürü sanıyorlar. Haydi sürüden ayrılma zamanı. Oylar TKP'ye" diyerek sözlerini bitirdi.

"Özgürlük istiyoruz ama kimler için..."
"Bizler özgürlük istiyoruz" diyerek sözlerine başlayan İstanbul 1. bölge milletvekili adaylarından Zehra Akad da "Emekçi kadınlar için, fabrikada çalışan işçiler için, uyuşturucuya alıştırılıp, paralı eğitime mahkum edilen gençler için özgürlük istiyoruz" dedi. Özgürlüğün eşitlik olmadan gerçekleşemeyeceğini belirten Akad, gerçek bağımsızlığın sahibinin yurtseverler olduğunu belirtti. Akad "Bağımlılığı getirenler bugün sermaye düzenidir. Yurtseverler bağımsızlığı eşitik ve özgürlük diyerek getirecekler. AB geldiğinde bazıları çok sevindi. AB özgürlük getirecekti ama olmadı. AB işçilerin ve emekçilerin köleliğini getirdi. Yaptıkları yasalar, onların getirdiği özgürlük; parababalarını daha da zengin etti. Türkiye halkını kandırdılar. Tüm bu yalanlara dur demek için oylarınızı 22 Temmuz'da eşitliği ve özgürlüğe vermeniz için, oylar TKP'ye" diyerek sözlerini bitirdi.

"Bizim kartvizitimiz var"
TKP MK üyesi Kurtuluş Kılçer de parti görevlisi olarak bir konuşma yapmak istediğini belirterek söze başladı. Kılçer; "Hangi mesleklerin kartviziti yoktur diye bir soru sormak istiyorum? Bu soruyu Aziz Nesin sormuştu. Bakın kanun kaçaklarının kartviziti yoktur, hırsızların kartviziti yoktur, fuhuş yapanların, kadın satanların kartviziti yoktur. Onlar ben öğrenciyim, işçiyim, doktorum diye kartvizit taşıyamazlar. Onlar başka mesleklerin kartvizitleri ile işlerini yürütürler... Bu memlekette büyük mitingler yapıldı ve bu mitinglere katılanlar için orta sınıfların baharı dediler. Demek ki kapitalizmi biliyorlar, sosyalizmi biliyorlar çünkü bu kavramlar üzerinden konuşuyorlar. Peki şunu soruyorum. Adında kapitalist geçen bir parti var mı Türkiye'de? Onların kartvizitinde arkadaşlar sermaye yazmaz, kapitalist yazmaz. Onların kartında Anavatan, Doğruyol yazar. Gençtir, Halktır... Hiçbir parti gerçek ismini almaz. TKP'nin böyle bir problemi yok. Bizim kartvizitimizde gerçek ismimiz yazar. Bizim alnımız, göğsümüz açık. Bu çok önemlidir. Bu yüzden emperyalizmle işbirliği yapanlar ABD'nin AB'nin dümen suyuna giden partiler ilk seçimlere geldiklerinde yalan söylüyorlar. Çünkü onların kartviziti yok. Onlar kimliklerini açıklayamazlar çünkü meslekleri olmayanlar gibidir onlar.

Bize soruyorlar neden bağımsız adayları desteklemiyorsunuz? Bu ülkede gericilik, AKP tehdidi var. Şunları bi indirsek de sonra baksak diyorlar. Bizim kartvizitimiz var arkadaşlar. ve biz bu kimliği göğsümüzü gere gere taşıyoruz" diyerek sözlerini bağladı.

Sanatçı ve şair olan, aynı zamanda da Yalova milletvekili adayı olan Ömer Lütfü Demircan da bir konuşma yaptı. Bu siyasetin edebiyatına parmak basmak istediğini belirterek bu dönem siyasetinde kelimelerin kavram kargaşası başladığını söyleyen Demircan kimin milliyetçi kimin dinci, kimin sağcı, kimin solcu, kimin hırsız, kimin dürüst, kimin yurtsever, kimin yurt haini olduğu da karmaşık bir hal aldı dedi. Demircan düzen partilerinin solculara ait sloganları da kullandıklarını belirtirken bunlar bir de utanmadan bize vatan haini diyorlar dedi. Ardından Nâzım Hikmet'in vatan haini işimli şiirini okuyan Demircan Maltepe'de yolumuz açık olsun diyerek sözlerini bitirdi.

Üniversiteli gençlerin oluşturduğu tiyatro topluluğu Beyoğlu Kumpanya "seçim var" isimli tiyatro gösterisini sundu. Seçimlere katılan düzen partilerini kendi yazdıkları metin ile sergileyen gençler Maltepelilerden bol bol alkış aldı.

Ardından seçim süreci boyunca Yurtsever Cephelileri hiçbir etkinlikte yalnız bırakmayan Nâzım Hikmet Kültür Mekezi sanatçıları da türkülerini katılımcılarla beraber söyledi.

Etkinliklerini hazırladıkları yiyecekler ve içecekleri misafirlerine sunarak bitiren Yurtsever Cepheli ve TKP'liler çalışmalarına seçim sonrasında da Nâzım Hikmet Kültür Mekezi'nin bir şubesi olarak devam edecekler.
 
Seçim Günlüğü...
Diğer haberler...
Etkinlik Duyuruları...
sandık görevli formu   fotoğraflar   afişler   video   müzik   dostlarımız