Çevrecinin Daniskasına Açık Mektup
Sayın Başbakan,
Rize Güneysu’da hidroelektrik santrallerinin yapımına karşı çıkan yurtsever Karadenizlilere ve çevrecilere "Sadece boş vakitlerini değerlendirmek için yaptıkları iş budur" diye sataşarak, "Ben çevrecinin daniskasıyım. Asıl çevreci benim. Ta belediye başkanlığından beri çevrecilik konusunda neler yaptığımı özellikle İstanbul'da yaşayanlar çok iyi bilir" demişsiniz.
Sayın Başbakan,
İstanbul’da, Karadeniz’de ve bu ülkede neler yaptığınızı sadece İstanbul’da yaşayanlar değil, sizin işbirlikçi ve teslimiyetçi politikalarınız uğruna can verenler de biliyor. Sizin neler yaptığınızı ve yapacağınızı Sinop’ta nükleer santrale karşı yaşam hakkını savundukları için daha iki gün önce polis ve jandarma saldırısına uğrayıp gözaltına alınan Sinoplular çok iyi biliyor. 18 Ağustos’ta İkizdere'deki hidroelektrik santralinin yapımını protesto eden 7 bin İkizdereli de çok iyi biliyor. İkizdere ve Fındıklı vadilerinde kurulması planlanan 62 hidroelektrik santraliyle Karadeniz’i nasıl yok etmeyi ve peşkeş çekmeyi planladığınızı Rizeliler de çok iyi biliyor. Barajların yapımını üstlenen ve birçok elektrik santrali inşaatının ihalesini alan Sanko Holding’in AKP'ye ne kadar yakın olduğunu da Karadenizli yurtseverler iyi biliyor. Çevre ve Orman Bakanınız Veysel Eroğlu hidroelektrik barajlarına karşı çıkanları doğalgaz şirketlerinin tetikçiliği ile suçlarken, bir Başbakan olarak siz de yurttaşlarınızı azarlarken, derdinizi ve niyetinizi de çok iyi biliyoruz. Ama yağma yok, bu memleket bizim!
“Su akar, Türk bakar sözümüz var. Bizim hep sularımız akmış gitmiş, biz bakmışız” sözleriyle ti’ye aldığınız Türkiyelilere, “Su akar Türk satar” peşkeş politikanızı yutturamadığınız için mi kızıyorsunuz? “Su akar Türk bakar” diyorsunuz. NATO ve ABD'ye ait savaş gemileri Boğazlar'dan geçerek Karadeniz'e çıkarken siz ne yapıyorsunuz? Gemi geçer, Tayyip bakar mı Sayın Başbakan? Sizin bir Başbakan’a yakışmayacak üslupla azarladığınız Karadenizli yurtseverler, işini gücünü bırakıp hobi olsun diye yollara düşmüyor. Felaketin eşiğine getirdiğiniz bu memlekette insanca yaşam hakkı için mücadele ediyor.
Çevrecinin daniskası olduğunuz için mi Cengiz Enerji ve AKSA’nın Bafra ve Çarşamba ovalarının ortasına mobil santralleri kondurmasına göz yumup yıllarca Samsunlulara zehir soluttunuz?
Çevrecinin daniskası olduğunuz için mi bu verimli ovalara hala santral kurup yok etmek için bizimle inatlaşıyorsunuz?
Çevrecinin daniskası olduğunuz için mi Karadeniz sahil yolunu işgal ettiniz?
Çevrecinin daniskası olduğunuz için mi kentsel dönüşüm-rant alanları oluşturdunuz?
Çevrecinin daniskası olduğunuz için mi nükleer enerji gibi dışa bağımlı, eski ve kirli teknolojilerin kurulmasında ısrarcı oldunuz?
Çevrecinin daniskası olduğunuz için mi uluslararası tekellere ve yerli işbirlikçilerine durmak yok, yola devam dediniz?
Sizden olsa olsa çevrecinin değil, işbirlikçinin daniskası olur. “Biz peşkeş çekerken neden susmuyorsunuz?” diyerek Karadenizlileri azarlayan bir Başbakan olarak neyin daniskası olduğunuzu kanıtladınız.
Sayın Başbakan,
Biz Amerikan uşağı değil, Karadeniz uşağıyız!
Yağma yok, o santralleri kurdurtmayız!
Samsun TKP İl Örgütü
