Suphi'nin yürüdüğü yoldayız

29 January 2010

Türkiye Komünist Partisi önderi Mustafa Suphi’yi ve 14 arkadaşını, katledilmelerinin 89’uncu yılında, saygıyla, aynı yolu izleyerek anıyoruz…

“İşin tam tatlı yerindeyiz” diyordu ya yoldaşları, Mustafa Suphi ve 14 arkadaşı, yani “15’ler” bir hain pusuda Karadeniz’in buzlu sularına gömüldüğünde. Biz de sınıfın doğrulmaya başladığı noktada, grev çadırlarının, direnişin ısıttığı ülkelerinde anıyoruz onları. İşin en tatlı yerinde!

Bağımsızlık mücadelesinin ancak emekçi sınıflar eliyle, “mazlum amele ve rençberler”le kalıcı olabileceği bilinciyle, bir sınıf adına çıkmışlardı yola. Bir devrimi örgütlemeye geliyorlardı. Burjuvazi, 28-29 Ocak 1921’de, bunun katline girişmişti. 15 komünist öldürüldü. Önder kadro yok edildi…

89 yıl geçti aradan. İşte Mustafa Suphi ve arkadaşları, yine işin en tatlı yerinde, kavganın ortasında! 15 kara saplı bıçak, durduramadı kalbimizin çarpışını…

Söylemişti Nâzım:

Göğsümde 15 yara var!.
Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak!..
Kalbim yine çarpıyor,

kalbim yine çarpacak!!

!

*

Göğsümde 15 yara var!

Sarıldı 15 yarama

kara kaygan yılanlar gibi karanlık sular!

Karadeniz boğmak istiyor beni,

boğmak istiyor beni!
kanlı karanlık sular!!!

Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak.

Kalbim yine çarpıyor,

kalbim yine çarpacak!..



*

Göğsümde 15 yara var!
Deldiler göğsümü 15 yerinden,

sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden!

Kalbim yine çarpıyor,

kalbim yine çarpacak!!!

Yandı 15 yaramdan 15 alev,

kırıldı göğsümde 15 kara saplı bıçak..

Kalbim

kanlı bir bayrak gibi çarpıyor,

ÇAR-PA-CAK!!