Sakın Durmayın
Partimiz seçim çağrısı olarak “durdurun”da karar kıldı. Burada uzun uzadıya bu kararın neden ve nasıl alındığını ilişkin bir açıklama yapmaya gerek yok. Karar verdiğimiz günden beri gördüğüm pek çok olay, doğru bir noktadan yakaladığımız hissiyatımı güçlendiriyor.
Sadece şu aday listelerinin teslim edilmesinin son günü basına düşen haberler, burjuva partilerinde ortaya çıkan pislikler, rezil¬likler bile çağrımızı anlamlandırmak için yeterli görülebilir. Yıllarca birlikte aynı partide çalışan adamlar 100 TL’lik maaş için mi bu kadar kavga ediyorlar, yoksa halka hizmet aşkından mı? Kim bilir belki başka dertleri vardır…
Ülkemizin bir felakete doğru sürüklendiği, baktığımız her yerde çöküş, bayağılık, iğrençlik gördüğümüz bir zamanda “durdurun” çağrısı son derece yerinde olmuştur. Türkiye’nin içine sürüklendiği duruma, kapitalizmin insanlığı getirdiği noktaya, bunun karşımıza çıkardığı vıcık vıcık bir sürü fotoğrafa ve görüntüye bakınca “durdurun” çağrısı sanırım sadece bir nokta¬dan eleştirilebilir. Bu tabloya daha ağır konuşmak gerekirdi denilebilir. Bu eleştirinin sahiplerinin, “durdurun” çağrımızın küfür etmeden derdimizi anlatmanın bir ifadesi olarak tercih edildiğini bilmesi gerekir. Örneğin eğer biraz kendimizi fren¬lemeseydik bunun yerine “çüş” tercihinde bulunmamız işten bile değildi.
Sermaye iktidarının bunu hatta daha ağır şeyleri hak ettiğinden hiç kuşkum yok. Tam da bundan kurtulmak için bu tabloyu emekçi halka sunmayı ve onlara seslenmeyi daha doğru bulduk. “Durdurun” dedik.
Durdurun derken en çok TKP’mizin durmayacağına, durdurulamayacağına güvendik.
9. Kongre ile kuruluş dönemini geride bırakan Türkiye Komünist Partisi, ülkemiz komünist hareketinin, işçi sınıfı ve emekçilerin, devrimci gençlik hareketinin on yıllardır beklediği yeni bir atılımın zeminini oluşturmuştur.
Kongremiz bu zemini tanımlarken, yürüyeceğimiz yolu da göstermiş, yeni görev ve sorumluluklarımızı da tarif etmiştir.
Kongrenin işaret ettiği bütün alanlarda bugünden yarına, hemen başarı beklemek doğru olmaz. Ertelemecilik de bize yakışmaz. Hem çok hızlı müdahalelerde bulunmamız hem de daha bütün¬lüklü bir perspektifle planlar yapmamız gerekiyor.
Örneğin kongre sonrası önümüzdeki en önemli gündemlerden birisi olacak gibi görünen yerel seçimlere de bu bakışla yaklaşmamız gerekiyor.
Önce rahat olalım. Bizim için ülkemizin ve dünyanın kurtuluşuna giden yolda, sosyalist iktidar dışında bir alternatifi yoktur. Bunu öyle uzak bir geleceğin sorunu olarak görmediğimiz, sosyalizmi acil ve en önemlisi tek gerçek kurtuluş olarak tanımladığımızı da artık herkes biliyor.
Önce bunlar başa yazıp ondan sonra devam edelim, ..ve TKP, Türkiye’nin tüm il ve ilçelerinde seçime giriyor.
Seçimlere gereğinden fazla anlam yüklememek tamam ama gereğinden fazla küçümsemenin de doğru olmadığını ekleyelim. Nihayetinde seçimlerin burjuvazinin siyasal aktörlerinin “onay” aldığı bir mekanizma olduğunu unutmamalıyız.
Bu onaydan ne kadar çalarsak o kadar iyi…
Her seçimin çeşitli özneler için başka başka anlamları vardır. Bizim için bile seçimlere yüklediğimiz anlam söz konusu olduğunda bundan 6 ay önce ile bugün arasında birebir örtüşme yok. Sonuç olarak çok ciddi bir beklenti farkı olmasa da arada daha geniş bir birliktelik yaratmak ve onun içinde sorumluluk üstlenmek gibi arayışlarımız olduğu biliniyor mesela.
Şimdi seçime bir ay kadar bir zaman var. Parti 9. Kongresi’ni topladı, kuruluş dönemini bitirdiğini ilan etti ve tüm Türkiye’de seçimlere giriyor. Bunlardan sonra söylenecek çok şey kalmıyor.
“Durdurun” sloganı arkasında duracak güç, bu sloganı fabrika¬lara, okullara, mahallere, meydanlara taşıyacak güç ülkemizin yeniden kuruluşuna da imza atacaktır.
Şimdi yazının başlığına küçük bir ek yapalım.
Sakın durmayın yoldaşlar, hiç durmadan devam edelim.
Kongremizin de onayladığı ve gösterdiği yoldan ileri!
Devrimci bir atılım için ileri!
Ülke ve Parti / Komünist - Şubat 2009









