Tüketim garantisi verilmiş şirketlere kullanılmayan doğal gazın ya da elektriğin parasını veriyor devlet. Hastanemizden, okulumuzdan kısıyor enerji baronlarına dağıtıyor. Olmayan maaşımızı doğalgaza bağlıyoruz, ödeyemediğimizde kesiliyor. Ödediğimizde bir de açma/kapama parası adı altında haraç veriyoruz. 21. yüzyılda, buhar türbininin icadından 320, alternatif akımın icadından 120, ilk güneş pilinden 180 yıl sonra evimizi aydınlatmak, ev aletlerimizi çalıştırmak için kullandığımız elektriğe bir dünya para veriyoruz. Dağıtım şirketleri, şebeke kaçaklarının parasını bizden alıyor. Peşkeşten payını alıp enerji baronlarının arasına katılmış Cengiz Holding’e vergi afları çıkarken, elektrik faturamızda TRT’ye verdiğimiz haraç bile eksik olmuyor. Enerjide dışa bağımlılık ülke ekonomisinin tepesinde Demokles’in kılıcı gibi sallanırken patronlar kazanacakları paraya bakıyorlar. Enerji gibi bir alanda planlama hak getire, halkçılık ölmüş! Elektrikte, doğalgazda kazıklanıyoruz. Bunlara para yetiştiremediğimizde ayazda kalıyor üşüyoruz. Çevre düşmanı termik santrallerin, birazcık ısınmak için kullandığımız kalitesiz kömürün dumanı altında boğuluyoruz.