Ortadoğu’da karanlık projelerin eş başkanlığı ile övündükleri yıllar geride kaldı. Irak işgalinde, Suriye’nin yangın yerine çevrilmesinde, İsrail’in cesaretlendirilmesinde hatta Arap Baharı denilen uğursuz operasyonla yapılan işlerde hep ABD emperyalizminin işbirlikçiliğini yaptılar. “Bölgesel güç” olmakla övünürken bile ülkemizin taşeron emperyalist olarak piyasa değerinin ne kadar yüksek olduğunu anlatıyorlardı. Şimdi kafa değişmedi ama dünya değişti. ABD emperyalizmine itaatte rakipsiz olmak hem mümkün değil, hem çok para etmiyor, hem de artık başka sanatlar prim yapıyor: Emperyalizmle dans ediyorlar. Bizse basit bir şey söylüyoruz: ABD emperyalizmine koşulsuz teslimiyet bitecekse, onunla oyunlar oynama dönemi başlamamalıdır. Emperyalist sistemden mutlak kopuş şarttır.