Gel Tekel işçisinin hakkını birlikte alalım
Unutma: Onlar kaybederse, sen de kaybedersin
Kardeş,
Ankara'nın ortasında binlerce işçi haklarını kaybetmemek, çoluk çocuk bir anda ortada kalmamak için elinden geleni yapıyor.
Kışın ayazında Ankara'nın sokaklarında yatıyor ve hükümete sesleniyor: Hakkımızı verin!
Ama hükümet onların sesini duymuyor. Duyduğunu duymazdan geliyor. Duymazdan gelemediğini hakaret ve tehtitlerle savuşturuyor.
Çünkü hükümettekilerin gözleri var fakat görmüyorlar, kulakları var fakat duymuyorlar. Kalpleri var ama o kalp bu ülkenin insanları için değil, esiri oldukları emperyalistler için atıyor.
Tekel işçisinin ise umudu var.
O umut sensin!
Tekel işçisi 40 gün Ankara'nın soğuğunda zulme direniyor, hakkını aramakta ısrar ediyorsa, bilesin ki bunun tek nedeni senin vicdanına güvenmesidir.
Sen içinden “Tekel işçisi haklıdır, verin hakkını” diyorsun. Yani Tekel işçisi senin vicdanına güvenmekte haklı.
Sense, vicdanını temiz tutmakla yetinemezsin.
Tekel işçisi senden sesini onun sesine katmanı bekliyor. “Tekel işçisine hakkını verin yoksa biz sizin hakkınızdan gelmesini biliriz.”
Bu sesi hükümet katına ulaştırmanı, hak vermeyi değil hak yemeyi bilenleri titretmeni bekliyor.
Gel, Tekel işçisinin hakkını birlikte alalım.
Alalım ki örnek olsun. Hak yiyenlerin iştahı kursağında kalsın.
Yarın aynı haksızlığı sana, bana yapmaya da kalkışamasın.
Gel Tekel işçisini desteklemek için yapılan eylemlere katıl, sendika üyesiysen sendikanı Tekel işçisini desteklemek için harekete geçmeye zorla.
Unutma: Tekel işçisi kazanırsa hep beraber kazanırız, kaybederse hepimiz kaybederiz.
Not: Tekel işçileri Bayındır Sokak'taki Türk-İş binasında ve çevresinde gece gündüz sokakta naylon siperliklerin altında yatıyor. Her akşam saat 17:00 – 19:00 arasında onları ziyaret edip destek olabilirsin.









