Piştov patladı! Mahdum Bilal adliyede
TKP'li öğrenciler, ifade vermek için gittikleri Adliye'de Bilal Erdoğan maskeleri takan arkadaşları ile Metrobüs eylemi soruşturmasını protesto ettiler.
TKP'li öğrenciler, 17 Kasım günü yapılan Metrobüs protestosu ile ilgili polis devleti uygulamalarına karşı bugün adliyedeydi.
Yapılan metrobüs zamlarının ilk gününde metrobüs gişeleri önünde toplanarak zamları protesto eden TKP'li öğrenciler, bu protestonun bir parçası olarak turnikelerden atlayarak geçmiş ve “Koyun değil halkız” diyerek, İstanbulluları zamlara boyun eğmemeye çağırmıştı.
10 TKP'li öğrenci hakkında TCK'nın 163. maddesi uyarınca “karşılıksız faydalanma” suçlaması ile suç duyurusunda bulunan polis, okul yönetimlerine de bu konuda bildirimde bulundu. Yıldız Teknik Üniversitesi'nde polisin bildirdiği isimler hakkında Disiplin Soruşturması da başlatıldı. Üniversite sınırları dışında ve bütünüyle “vatandaşlık” hakkı kullanılarak yapılan bir eylem nedeniyle Disiplin Soruşturması başlatılması öğrenciler ve akademisyenlerin tepkisiyle karşılandı.
TKP'li Öğrenciler'in konuyla ilgili basın açıklaması şöyle:
Gemicik almadık, metrobüsü çalmadık
Mahkeme kararlarını uygulamayan, son iki yılda enflasyon oranının 10 katına varan oranlarda zamlarla belediye hizmetlerini bir kabus haline getiren Kadir Topbaş makamında rahat otururken, hak hukuk dışı zamları protesto eden TKP'li öğrenciler Savcı'nın karşısına çağırılıyor.
Bilal'ler, Fatih'ler babalarından devraldıkları servete gemiler, hastaneler eklerken, gerçek yurtseverler, halk çocukları polisin, okul yönetimlerinin, mahkemelerin hedefi haline geliyor.
Hodri meydan! Bizim alnımız açık. Disiplin soruşturmalarınız, davalarınız, evlerimize yollanan tehdit mektupları vız gelir.
Geçtiğimiz aylarda metrobüs ücretlerine yapılan zamları Türkiye Komünist Partili Öğrenciler olarak “Koyun Değiliz, Ulaşım Zamlarını Kabul Etmiyoruz!” diyerek protesto ettik. Zamlı geçişlerin yapıldığı turnikelerden atlayarak gerçekleştirdiğimiz protestomuza İstanbul halkı ilgi ve sempatiyle yaklaştı, zamlara tepkili halkımız protestomuzu destekledi. Ulusal basında da geniş yer bulan protesto gösterilerimiz ulaşım ücretlerine yapılan zamların iptali için açılan davalar sırasında mahkemenin aldığı yürütmeyi durdurma kararı ile ilk meyvesini vermiş oldu.
Metrobüs zamları yürütmesi 10. İdare Mahkemesi tarafından “hukuka aykırı olduğu” gerekçesi ile durduruldu. Bu kararı keyfi bir biçimde uygulamayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bölge Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararını onaylaması karşısında da “karar elimize geçince uygularız” açıklamasında bulundu.
Hukuksuzluk ve zorbalık dolu bu keyfi uygulamalar sürerken TKP’li öğrenciler yapmış oldukları protesto gösterileri yüzünden hem üniversiteleri hem de emniyet tarafından takibe alındı. İlk olarak İstanbul’un değişik üniversitelerine İstanbul Emniyeti “eylemlere katılan öğrenciler hakkında gereğinin yapılması” taleplerini iletti. Üniversite dışında gerçekleştirilen, üniversite ile fiziki hiçbir bağı olmayan ve şehir merkezinde yapılan protesto gösterilerine katıldıkları gerekçesiyle öğrenciler hakkında disiplin soruşturmaları başlatıldı.
Disiplin soruşturmalarını takiben protestolara katılan TKP’li öğrencilerin turnikelerden atlama eylemleri ile “karşılıksız yararlanma” suçunu işlediği iddia edildi.
TKP'li öğrencilerden savcılığa ifade vermeleri isteniyor. Bu istek yazılı olarak bildirildi.
Açıkça hukuk dışı olduğu konusunda güçlü kanaatler olan ve mahkemenin yürütmeyi durdurma kararıyla da bu niteliği tescillenen metrobüs zamlarını siyasi ve demokratik haklarını kullanarak protesto eden TKP’li öğrenciler hukuki olarak herhangi bir suç işlememiştir. Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan siyasi ve demokratik hakların kullanılmasının suç kapsamında değerlendirilmesi de büyük bir hukuksuzluktur.
Ülkemizde “karşılıksız yararlanma”dan vurgunculuğa, hırsızlıktan dolandırıcılığa kadar birçok suçu işleyenler el üzerinde tutulup zenginliklerine zenginlik katarken, yaptığı eylemlerle yoksulluk sınırının altında yaşayan milyonlarca İstanbullunun nabzını tutan TKP’li öğrenciler hakkında yürütülen kampanya kelimenin tam anlamıyla kara mizahtır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dahil olmak üzere birçok bakanın malvarlıklarını açıklayamamaları, kendi çocuklarının nereden geldiği belli olmayan paralar ile kısa sürede büyük şirketler kurarak zengin olmalarına karşı herhangi bir hukuki yaptırım uygulanmazken bugün karşılaştığımız durumu hakla hukukla açıklamak mümkün değildir.
Emniyet'in Metrobüs eylemlerine katılan binlerce öğrencinin arasından kamera kayıtlarını inceleyerek öğrenci fişlemesi, AKP'nin tüm ülkede yaratmaya çalıştığı polis devleti modelinin yalnızca bir örnek uygulamasıdır.
AKP'li Belediye ve hükümet, haksız, hukuksuz uygulamalarını kabul ettirebilmek için polisi devreye sokmaktadır.
Bizler bugün bu hukuksuz uygulamalara karşı bir kez daha “koyun değiliz” demek için toplandık. Bizlere babamız gemicik almadı, biz de metrobüsü çalmadık! Bizleri yüzlerimizden fişlemek isteyenler bu kez kamera kayıtlarını iyi incelesinler “karşılıksız kullanma” suçunu kim işliyor iyi görsünler istedik.
Karşı karşıya olduğumuz bu sindirme operasyonuna karşı sözümüz bellidir: Nefesimiz ensenizdedir, koyun değiliz halkız, ulaşım zamlarını geri aldırırız!
Türkiye Komünist Partili Öğrenciler
http://haber.sol.org.tr/soldakiler/mahdum-bilal-adliyede-haberi-23566









