1 Mayıs 2008
İşçi sınıfı ve AKP
1 Mayıs’ı “demokrasi” mitingiyle –siz onu AKP’ye destek diye okuyun- kutlayan Hak-İş’in yöneticileri miting öncesinde Anıtkabir’e çıktılar. Başkan Salim Uslu, adet olduğu üzere çelengi yerine koymakla görevli tören askerlerinin hemen arkasında yürüdü. “Biz bu AKP’ciliğimizle ne yapacağız” kaygılarını gidermek için olsa gerek, Ata’sına 1 Mayıs’ın tatil edilmemesi nedeniyle yaşadığı burukluğu da yazdı…
Kurtarır mı?
Bence kurtarmaz!
1 Mayıs’tan geriye kalan
Önce 1 Mayıs’a sahip çıkan, İstanbul’u barbarlara terk etmeyen, kafasını suya, gaza uzatan, orantısız şiddete ölçüsüz akıl ve kararlılıkla yanıt veren tüm emekçilere, emekten yana aydınlık insanlara koskoca bir selam. Yurtsever Cephe ve TKP bayrağını onurla taşıyan, büyük bir titizlik ve disiplinle randevu yerinde buluşan ve başka noktalarda polis terörüne direnirken buluşmaya yetişemeyen dostlara ve yoldaşlara teşekkürler.
TKP ve Yurtsever Cephe 1 Mayıs'da Taksim'de...
Türkiye Komünist Partisi ve Yurtsever Cephe, söz verdiği gibi 1 Mayıs'da Taksim'de idi. Görüntüleri buradan izleyebilirsiniz.
AKP ayaklar altında
1 Mayıs gününün kabarık bilançosunun en net sonucu AKP'nin uğradığı yenilgidir. AKP iktidarının 1 Mayıs'a yasak koyma ve Taksim Alanı'nı emekçilere kapatma girişimi, kolluk güçlerinin sınır tanımaz saldırılarına rağmen, boşa çıkmıştır. 1 Mayıs ve Taksim Alanı, emekçilerin başarısıyla kazanılmıştır. Sloganları ve marşlarıyla Taksim'de buluşan yurtseverler, işçi sınıfının öncü partisi ,Taksim Alanı da dahil olmak üzere meydanın emekçi düşmanlarına bırakılmayacağını göstermiştir.
AKP’nin halka düşman politikalarından bıkan herkesin insanlık görevi Taksim’de buluşmaktır
Yurtsever Cepheliler ve Türkiye Komünist Partililer, 1 Mayıs 2008 Perşembe günü, diğer emekten yana güçlerle birlikte Taksim Meydanı’nda olacak ve emeğin taleplerini, eşitlik ve özgürlükten yana tutumunu, barış ve kardeşlik türkülerini kitlesel biçimde dile getireceklerdir.
Partimiz ve Yurtsever Cephe, DİSK, KESK ve Türk-İş’in girişimiyle gerçekleştirilen düzenleme uyarınca, Şişli tarafında oluşacak olan kortejde yerini alacak ve sonrasında saat 12.00’de Taksim’de olacaktır. AKP’nin halka düşman politikalarından bıkan herkesi, tüm yurtseverleri bu buluşmaya çağırıyoruz.
"Ayakların başları yönettiği yerde kıyamet kopar"
Artık alıştık... Tayyip Erdoğan, işçiye, çiftçiye, köylüye tahammül edemiyor, sinirlenince hakaret etmeye başlıyor. Türkiye'nin bütün yükünü taşıyan, alın teriyle zenginlikler yaratan ama kendileri yoksul kalan milyonlarca emekçiyi hor görüyor, aşağılıyor.
Çünkü ne eşitliğe, ne adalete, ne hukuğa, ne bilime inanıyor. Birilerinin zengin, birilerinin yoksul olması ona doğal geliyor. Bu nedenle işçilere "ayak takımı" imasında bulunmakta bir sakınca görmüyor.
Kim söyletiyor?
Geride bıraktığımız günlerde Meclis sosyal güvenliği tasfiye yasasını kabul etti. İşin ilginç tarafı bu yasanın bir benzeri daha önce bir kere daha Meclis’ten geçmiş, daha sonra yargıdan dönmüştü. Peki, hal böyleyken, Meclis’in yeni girişiminin çok daha az ses çıkarması, bu kadar tartışılmaması beklenmez miydi?
Değerlendirme buraya kadar haydi 1 Mayıs’a...
Üç konfederasyonun 1 Mayısı Taksim’de kutlama kararlılığı, olumlu bir gelişmedir. Gönül isterdi ki, Türk-İş geçen yıl Kadıköy’de miting yapmayıp DİSK’in ve hepimizin yanında durmuş olsun... Gönül isterdi ki, KESK bir kez olsun, şu Türkiye’nin her yerinde 1 Mayıs kutlama fikrinden vazgeçip, bütün güçlerini İstanbul’a yönlendirsin... Gönül isterdi ki, 1 Mayıs vesilesiyle sermayenin saldırılarına karşı yurt çapında etkili bir propaganda sürdürülsün...
Karar: Kırmızı kart, AKP'ye ihraç!
Dokuz kusurlu hareket
o Halkı yoksullaştırmak
o İşsizliği yaygınlaştırmak
o İş kazalarında vurdum duymazlık
o Çalışma saatlerini uzatmak
o Paralı eğitim ve sağlığı savunmak
o Özelleştirme politikalarını hızlandırmak
o Tarımı çökertmek, halkı açlığa mahkum etmek
o Dışa bağımlılığı pekiştirmek, işbirlikçilik yapmak
o Toplumu gericileştirmek
Başbakan Erdoğan'a yanıtımızdır: Evet, ayaklar baş olacak!
Başbakan Erdoğan grup toplantısında 1 Mayıs'ı kutlamak isteyen emekçi kitleleri provokatörlükle suçlamış ve "ayaklar baş olursa kıyamet kopar" gibi son derece densiz bir söz sarf etmiştir. Demek ki, dünkü Bakanlar Kurulu toplantısında hükümet üyeleri birbirlerini "bunlara yüz vermeye gelmez", "ayak takımına taviz yok" türünden sözlerle doldurmuş, ağzından çıkanı kulağı duymayan Başbakan da bu ortamdan cesaret almıştır.



